Bestriding türkçesi Bestriding nedir

  • Her iki tarafında bulunmak.
  • Bacaklarını ayırarak binmek.
  • Hükmetmek.
  • Ayaklarını açıp oturmak.
  • Üzerinden geçmek.
  • Aşmak.
  • Ata biner gibi oturmak.
  • Her iki tarafında uzanmak.
  • Üzerine binmek.
  • İdare etmek.
  • Her iki yakasında olmak.

Bestriding ingilizcede ne demek, Bestriding nerede nasıl kullanılır?

Bestridden : Her iki tarafında uzanmak. Her iki tarafında bulunmak. Aşmak. Ata biner gibi oturmak. Üzerine binmek. Bacaklarını ayırarak binmek. Ayaklarını açıp oturmak. Hükmetmek. İdare etmek. Her iki yakasında olmak.

Bestride : Üzerinden geçmek. Ayaklarını açıp oturmak. İdare etmek. Bacaklarını ayırarak binmek. Hükmetmek. Her iki yakasında olmak. Her iki tarafında bulunmak. Aşmak. Ata biner gibi oturmak. Her iki tarafında uzanmak.

Bestrides : İdare etmek. Her iki tarafında uzanmak. Üzerinden geçmek. Her iki yakasında olmak. Ata biner gibi oturmak. Üzerine binmek. Hükmetmek. Her iki tarafında bulunmak. Ayaklarını açıp oturmak. Aşmak.

İngilizce Bestriding Türkçe anlamı, Bestriding eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bestriding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Awarded : Karar vermek. Ödüllendirilen. Ödüllendirilmiş. Ödüllü. İhale etmek. Vermek (ödül).

Fly over : Üzerinden uçmak. Üstgeçit. Uçarak üzerinden geçmek. Bir yolun iki yanını, basamaklarla yükseltilmiş bir bağlantı ile birleştiren ve yayaların - yoldaki taşıt dolaşımının çekinceleriyle karşılaşmaksızın - karşıdan karşıya geçmelerini sağlayan geçit.

 

Climb over : Önemli yükseklikteki herşeyi aşmak.

Award : Ödül olarak vermek. Mahkeme kararı ile vermek. Hüküm. Resmi bir kararla vermek. Yargıcı kararı. Vermek. Vermek (ödül). Ödüllendirmek. İki yan arasındaki çekişme ve anlaşmazlığın çözümlenebilmesi amacıyla düzenlenerek yanlara sunulan yargıcı buyurusu.

Adjudged : Vermek (ödül vb.). Hüküm giydirmek. Kararına varmak. Mahkum etmek. Hükmüne varmak. Hüküm vermek.

Defeat : Bozgun. Yenilgiye uğrama. Bileğini bükmek. Yenilgi. Suya düşürmek. Bozguna uğratmak. Boşa çıkarmak. Mahvetmek.

Jump on : Çatmak. Saldırmak. Çıkışmak.

Be in the ascendant : İtibar kazanmak. Yükselmek. Yıldızı parlamak.

Encroaches : El uzatmak. (birinin hakkına) tecavüz etmek. Hakkına tecavüz etmek. Sokulmak. Kötüye kullanmak. Zarar vermek. Hakkında tecavüz etmek. Haddini aşmak. Tecavüz etmek.

Bestriding synonyms : bestridden, retraced, boss, administered, defeats, be in the ascendant, walk through, be enough, be sufficient, bestride, cross over, retrace, bestrode, retraces, assumes, administrate, bestrides, be in the ascendent, administrated, clears, be in excess of, exceed, being in the ascendant, awards, administer, assume, exceeded, adjudges, defeating, adjudge, cleared, adjudging, administers.