Beyaz kas nedir, Beyaz kas ne demek
Beyaz kas; Biyoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.
Biyoloji'deki anlamı:
Az miktarda miyoglobin ve sitokrom içermesi sebebiyle soluk görünen bir tip iskelet kası. Mitokondri çok az olduğu için enerjisinin çoğunu glikolizden elde eder. Beyaz et.
Beyaz kas kısaca anlamı, tanımı
Beyaz : Ak, kara, siyah karşıtı. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Bu renkte olan. Beyaz ırktan olan kimse. Beyaz zehir.
Kas : Tellerden oluşan ve kasılarak vücut hareketlerini sağlayan organ ve bu organın telsi dokusu, adale.
Beyaz kas hastalığı : Dünyanın birçok bölgesinde görülen, uzun süre ağılda tutulan ve yetersiz beslenen, fiziksel etkinliğe zorlanan veya çok fazla bakır içeren meralarda olatılan koyunlardaki E vitamini ve selenyumun, bazen de her ikisinin yetersizliği sonucu 1 günlükten 2 aylığa kadar veya daha ileri yaşlarda kuzularda salgınlar hâlinde görülen bir çeşit enzootik kas distrofisi, katı kuzu hastalığı, bükülmez kuzu hastalığı, E vitamini eksikliği.
Beyaz kas telleri : İskelet kaslarında morfolojik özelliklerindeki farklılıklara göre üç gruptan biri. Beyaz kas tellerinde miyoglobin miktarı azdır ve az sayıda kılcal damar bulunur.
İskelet kası : [Bakınız: çizgili kas]. İstemli, çizgili kas. Çizgili kas.
Miyoglobin : Omurgalı kasında oksijenin taşnıması ve depolanması olaylarına giren, tek bir polipeptit zinciri hâlinde olan, demir kapsayan küresel bir protein. Kasta oksijen taşınmasını ve depolanmasını sağlayan, tek polipeptit zincir hâlinde olan, demir içeren bir protein. Omurgalı kasında hem oksijen deposu hem de oksijen taşıyıcısı olarak işlev gören, bir hem grubu ve bir globin polipeptit zincirinden oluşan, hemoglobinin bir alt birimine benzeyen, küre şeklinde bir hemoprotein.
Mitokondri : Hücrede enerji üretiminden sorumlu olan ve oksijenli solunumun gerçekleştiği organcık.
Sitokrom : Sitokrom oksidazın (sitokrom c oksidaz) komponenti. Solunum zincirinde son elektron taşıyıcı olup elektronlar sitokrom a ve sitokrom a3 kanalıyla oksijene taşınır ve su teşekkül eder. Hücre metabolizmasında çok önemli olan hemen hemen bütün hayvan ve bitkilerin hücrelerinde oluşan, demir-porfirin proteinleri sınıfından renkli bir madde. Hayvan ve bitki dokularında yaygın olarak bulunan solunum, fotosentez ve diğer oksido-redüksiyon reaksiyonlarında elektron taşıyıcı olarak rol oynayan hem grubu içeren bir grup protein. Prostetik gruplara göre a, b, c ve d sitokrom olarak sınıflandırılır. Hayvan ve bitki gözelerinde bulunan ve solunumda görevi olan bir kromoprotein.
Glikoliz : Sitoplazmada, glikozun pirüvik aside (aerobik solunum) ya da laktik aside (anaerobik solunum) kadar parçalanması ve ATP meydana gelmesi reaksiyonları. Glikozun enzimatik tepki sonucu daha basit bileşiklere parçalanması, özellikle glikozun dokularda enerji oluşturmak üzere laktik asit veya pirüvik asite yıkılması. Glükozun hidroliz yolu ile parçalanması.
Beyaz et : Tavuk, balık vb. etlere verilen genel ad.
İskelet : İnsan ve hayvan bedeninin kemik çatısı, teşrih. Kuru, çıplak. Bir şeyi oluşturan temel çatı. Yumuşak bölümleri dökülmüş, ölü bir vücudun kemiklerinin bütünü. Bir eserin genel planı. Çok zayıf.
İçerme : İçermek işi, tazammun, ihtiva.
İskele : Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer. Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven. Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba. İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı. Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı. Geminin sol yanı. Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı.
Glikol : Çok dayanıklı filmlerin ve bazı sentetik kumaşların yapımında kullanılan, birleşiminde iki alkol grubu bulunan madde, dialkol (CH2 OH-CH2 OH).
Miktar : Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik. Ölçü.
Enerji : Maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan güç, erke. Manevi güç. Organların çalışabilmesi ve vücut ısısının sürdürülebilmesini sağlayan besin ögelerinin oluşturduğu güç.
Çoğun : Genellikle.
Soluk : Akciğerlere çekilen, akciğerlerden atılan hava, nefes. Parlaklığını, gücünü yitirmiş (ışık). Rengi kaybolmuş, matlaşmış (nesne). Rengi atmış olan, solmuş, uçuk. Tarz. Ciğerlere hava alıp verme.
Görün : Mezar, mezarlık.
Diğer dillerde Beyaz kas anlamı nedir?
İngilizce'de Beyaz kas ne demek ? : white muscle


Bu kısımda Beyaz kas nedir? Beyaz kas ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Beyaz kas tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Beyaz kas hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.