Bickie türkçesi Bickie nedir

  • Kurabiye.
  • (britanya argosu) bisküvi.
  • Düz tavalarda pişirilen küçük tatlı kek.
  • Çörek.

Bickie ingilizcede ne demek, Bickie nerede nasıl kullanılır?

Bicker : Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak. Çekişmek. Didişmek. Titremek. Şırıldamak. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Atışmak. Pırıldamak. Münakaşa etmek. Tartışmak.

Bicker over an issue : Bir konuda atışmak. Bir mesele ile ilgili tartışmak. Bir konuda çekişmek.

Bickered : Pırıldamak. Tartışmak. Titreşmek. Çekişmek. Atışmak. Şırıldamak. Didişmek. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak. Titremek.

Bickerer : Atışan. Didişen. Çekişen. Tartışan kimse.

Bickerers : Didişen. Tartışan kimse. Çekişen. Atışan.

Bicameral : İki meclisli. Çift meclisli. Bikameral.

Bickering : Didişme. Tartışma. Önemsiz bir şey için yapılan tartışma. Atışma. Münakaşa. Çekişme. Ağız kavgası.

Bic code : Dünya bankalararası finansal iletişim topluluğu üyeleri arasındaki para aktarımlarında kullanılan ve her bankaya özgü sekiz ile on bir arasında harf veya sayıdan oluşan bir şifre sistemi. Swıft şifre.

Bickerings : Atışma. Tartışma. Çekişme. Ağız kavgası. Önemsiz bir şey için yapılan tartışma. Didişme. Münakaşa.

 

Bicameralism : Çift meclis sistemi. Çift meclislilik.

İngilizce Bickie Türkçe anlamı, Bickie eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bickie ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bun : Topuz. Saç topuzu. Topuz (saç). Ot. Tavşan. Topuz saç. Top. (saç) topuz.

Fastener : Tutturucu. Kilit. Fermuar. Çıtçıt. Toka. Ataş. Bağlayıcı şey. Bağlaç. Raptiye. Bağlayıcı.

Shortbread : Şekerli galeta. Bir çeşit kurabiye.

Fixing : Bağlama. Fiksaj (fotoğrafçılık terim). Teçhizat. Saptama. Tutturma. Tamir etme. Açındırma sonunda, ışıklanmamış gümüş bromürün ortadan kaldırılarak resmin ışıktan etkilenmemesini sağlama. Su ürünleri yetiştiriciliği. Uyma. Dikme.

Belt buckle : Kemer tokası. Toka.

Holdfast : Sabit nokta kazık grubu. Tutan şey. Bir şeyi yerinde tutan bir alet. Mengene. Tutma aleti. Destek. Kanca. Çengel. İşkence. Delikli tespit çivisi.

Cake : Kalıplaşmış. Kabuklaşmış kir. Kaplanmak. Katılaşmak. Topak. Kalıplaşmak. Kek. Kabuklaşmak.

Prong : Sivri uçlu alet. Çatal ucu. Toprağı çatalla delmek. Tırnak. Çatal saplamak (toprak). Çatal. Sivri uç. Çatal dişi. Yaba. Çatal batırmak (toprak).

Fastening : Tutulma. Bağ. Bağlanma. Kapı yada pencere kilidi. Bağlama (bir şeyi vb). Toka. Sabitleme. Tespit. Tespit etme. Mandal ya da sürgü.

Scones : Bir tür yağlı çörek. Küçük ekmek. Ufak ve yuvarlak bir tür hamur işi. Saç pidesi.

Bickie synonyms : shoot, muffins, biscuits, cupcakes, biscuit, pie, cookies, tea biscuit, cooky, cookie, shortcake, muffin, shortcakes, cupcake, scone, cookey, bicky, cakes.

Bickie zıt anlamlı kelimeler, Bickie kelime anlamı

Unbuckle : Kemerini çözmek. Tokasını açmak. Çözmek. Tokasını çözmek.

Unfasten : Gevşemek. Çözülmek. Açılmak. Gevşetmek. Çözmek. Açmak. Koyuvermek.