Bilateral payment agreement türkçesi Bilateral payment agreement nedir

  • Takas yoluyla ticarette ödemeleri iki yanlı denkleştirme için yapılan anlaşma.
  • İkili ödeme anlaşması.
  • İki yanlı ödeme anlaşması.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • İki ülke arasında dış ticaretten doğan yükümlülüklerin taraflarca yerine getirilememesi durumunda, iki ülke yetkili makamlarının karşılıklı yükümlülüklerin yerine getirileceğine ilişkin güvence vermek amacıyla yaptıkları anlaşma.

Bilateral payment agreement ingilizcede ne demek, Bilateral payment agreement nerede nasıl kullanılır?

Bilateral : Metabolik bozukluklara ve iç salgı bezi bozukluklarına bağlı olarak oluşan, çift taraflı, bakışımlı, kedi ve köpeklerde görülen kıl dökülmesi. İki kenarlı. Karşılıklı. İki taraflı. İkili. İkiyanlı. İki yönlü. İki yüzlü. Her iki tarafa, her iki yana ait.

Payment : Ödeme. Karşılık. Kesin sayışım. sayışımın arıtımı. Bir borcun kısmen ya da tamamen, parayla ya da ayni olarak kapatılması. Borcu ödeme. Ücret. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Maaş. Masraf. Bir varlık elde etme ya da bir dokuncayı önleme, bir iş sağlama amacıyla, para ödeme, borç altına girme ya da bir varlığı aktarma. sağlanmış bir iş ya da satın alınmış bir varlık için ödenen ya da ödenecek olan para.

 

Agreement : Uygun bulma. Muvafakat. Türkçede cümle içinde özneyle yüklemin şahıs ve sayı bakımından birbirine uyması: şükriye, gerçekleşeceğini kimsenin söyleyemeyeceği bir ümide mahkum edilmiş bulunuyordu (t. buğra, yalnızlar, s. 119). siz doğru dürüst konuşmasını bilmez misiniz hiç? (t. buğra, göst.e. s. 216). kolcular bildikleri halde yolunu beklemek şöyle dursun, rasgeldikleri yerde hatırını alırlar, gönlünü hoş ederlerdi (r. h. karay, memleket hikayeleri: küs ömer, s. 73) vb. Uygunluk. Pakt. Kabul etme. Uyuşma. Düşünce ve amaç bakımından birleşip uyuşma. krş. sözleşme. Bir ölçer ya da ölçekle tutumları ölçülen kişilerin, herhangi bir sınar ya da anlatımda dile getirilen tutumu benimseyerek onaylamaları durumu, bk. uyuşma. Karşıtlar arasındaki anlaşmazlıkların ortadan kaldırılması yoluyla birlik sağlama. uygulanacak işlerde tartışma yoluyla bir bütünlük ve birliğe varma.

Payment agreement : Ödeme anlaşması. Tediye anlaşması.

İngilizce Bilateral payment agreement Türkçe anlamı, Bilateral payment agreement eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bilateral payment agreement ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

 

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Bilateral payment agreement synonyms : a type mutual funds, a shift in individual demand, ability to pay approach, a shift in demand, abnormal budget receipts, a change in individual demand.