Billfold türkçesi Billfold nedir

Billfold ingilizcede ne demek, Billfold nerede nasıl kullanılır?

Billfolds : Cüzdan.

Billfish : Uzun iğne şeklinde burnu olan balık türlerinden herhangi biri. Deniz turnası.

Bill and coo : Koklaşmak. Sevişip koklaşmak. Oynaşmak. Kumrular gibi sevişmek. Fingirdeşmek. Sevişmek. Öpüşüp koklaşmak.

Bill board : Duyuru tahtası. Bina dışında reklam ve afiş asmaya yarayan tahta. Reklam panosu ya da levhası.

Bill book : Vade defteri. Borç senedi defteri.

Bill gates : Microsoft ınc.'in yönetim kurulu başkanı ve eş kurucusu. Abd'li bilgisayar yazılım tasarımcısı. Iıı. william henry gates (1955 doğumlu). Dünyanın en zengin adamlarından biri.

Bill diary : Süre yazılığı. Tecimsel belgitler ve alacakların ödeme günlerini göstermek amacıyla bankalarda tutulan yazılıklar.

Bill broker : Kambiyo acentası. Simsar. Bono komisyoncusu. Kambiyo tellalı. Kambiyo acentesi.

Bill enforcement : Senet zorlaması. Bir kimseyi bir senedi kabul etmek zorunda bırakma.

Bill cosby : Afrika kökenli amerikalı komedyen ve yazar. (william henry cosby jr. olarak 1939'da doğdu). Daha çok the cosby show (cosby ailesi) adlı uzun süreli bir televizyon komedi programıyla bilinir (1984-1992).

İngilizce Billfold Türkçe anlamı, Billfold eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Billfold ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Account book : Kişi, kurum ve kuruluşların, borç ve alacaklarını sistemli bir biçimde kaydettikleri defter. bk. hesap cüzdanı. Defter. Hesap cüzdanı. Hesap defteri.

Wallet : Microsoft wallet. Portföy. Para cüzdanı. Dağarcık.

Burses : Borsa. Para çantası. Para kesesi.

Purses : Dudak büzmek. Para kesesi. Büzmek (dudaklarını). Ağzını büzmek. Portföy. Ödül. Çanta. Para. El çantası.

Bursa : Kesecik. Yumurtalık. Para çantası. Bursan. Kese. Husye.

Case : Ciltlemek. Adın cümle içinde bulunduğu dil bilgisi şekli; yalın veya eklerle genişletilmiş olarak aldığı geçici durum. türkçede adlar yalın, yükleme, ilgi, bulunma, yönelme, çıkma ve vasıta durumlarına girerler: || yalın durum kapı (kapı kırıldı). || yükleme durumu kapıyı (kapı+y+ı çaldı). || ilgi durumu kapının (kapı+nın kolu). || yönelme durumu kapıya (kapı+y+a gitti). || bulunma durumu kapıda (kapı+da kaldı). || çıkma durumu kapıdan (kapı+dan döndü). || vasıta durumu kapıyla (kapı+y+la kolu, çocuk+la annesi) vb. || ad durumu ekleri, yukarıda belirtilen temel görevleri dışında daha başka bazı işlevler ile de kullanılır: sen+den küçük, su+dan cevap vb. türkçenin tarihi dönemlerinde eşitlik (equativus: +ça); yön gösterme (direktivus: +garu) ve vasıta (instrumentalis: +(ı)n/+(u)n durumları, belirtilen özel eklerle karşılanırdı. bugün bu durum ekleri türkiye türkçesinde yerlerini edatlara bırakmıştır. eat’de uçın>üçin edatı da sıklıkla ekleşerek + çun/+çün sebep gösterme ekine dönüşmüştür. buna bk. Eğitim, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Olay. Hal. Hasta. Ruhsal, toplumsal ve bedensel bakımdan çevresine başarılı bir biçimde uyması için inceleme ve bakım konusu olan kişi (öğrenci) ya da aile (ana-baba). yakınma konusu olan ve çözümü beklenilen sorun. Bir konu, sorun, durum ya da sürecin gözlenmesi için elverişli ya da örnekçeli olduğu gerekçesiyle seçilen ve derinliğine gözlem konusu yapılan birim olay. Dava. Husus.

 

Notecases : Para cüzdanı. Kağıt para veya kimlik belgeleri taşımak için kullanılan küçük çanta.

Pocketbooks : Not defteri. El çantası. Cep defteri. Cep kitabı.

Pocketbook : El çantası. Sapsız bayan çantası. Not defteri. Cep kitabı. Kese. Cep defteri.

Wallets : Dağarcık. Microsoft wallet. Portföy. Para cüzdanı.

Billfold synonyms : notecase, bursas, billfolds, purse, burse, pocket book.