Portföy nedir, Portföy ne demek

Portföy; bir ekonomi terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Banka, simsar veya bir aracı kuruluşun kendi elinde tuttuğu, istediği gibi tasarruf ettiği menkul değerler toplamı

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Gerçek veya tüzel bir kişinin kazanç sağlamak amacıyla oluşturduğu mali varlıklar bütünü.

İngilizce'de Portföy ne demek? Portföy ingilizcesi nedir?:

portfolio, investment portfolio

Portföy hakkında bilgiler

Portföy veya portfolyo, herhangi bir konudaki çalışmaların veya belgelerin bir araya getirildiği dosya. Portföy kavramının sanattan finansa çok çeşitli bir kullanım alanı vardır. Latince portare (taşımak) ve foglio (sayfa) kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur.

Portföy, bir yatırımcının aynı veya farklı özelliklere sahip birden fazla yatırım aracına (nakit para, altın, döviz, vadeli mevduat, tahvil, hisse senedi ve hazine bonosu gibi mali mevduatlar) yatırım yapmak suretiyle oluşturduğu toplam değerdir.

Kişi veya kuruluşların portföy yapısı ve portföy yönetimi bunların risk alma eğilimlerine, likidite tercihlerine ve çeşitli mevcutların sağlayacağı getiri oranlarına bağlıdır. Örneğin, reel faiz hadlerinin yükseltilmesi halinde, portföy sahibi portföyünde tuttuğu nakit parayı vadeli mevduata veya tahvile dönüştürme yoluna gidebilir.

 

Kariyer portföyü bir kimsenin eğitim ve meslek hayatı ile ilgili önemli bilgi ve belgeleri düzenli ve sunuma hazır olarak bulundurması için oluşturulur. Portföy kişinin iş, daha yüksek mevki ve eğitim kurumlarına başvurularında kullanılır. Bu anlamda CV'den çok daha kapsamlıdır. Kişinin eğitiminin, çalışmalarının, yeteneklerinin, deneyimlerinin ve potansiyelinin kapsamlı bir özetidir. Günümüzde kariyer portföyleri gitgide yaygınlaşmakta, özellikle gelişmiş devletlerde öğrenciler liseden itibaren portföy oluşturma konusunda teşvik edilmektedirler.

Portföy kısaca anlamı, tanımı:

Aracı : İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador.

Kuruluş : Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis. Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. Yapı, yapılış, bünye. Kurulma işi. Kasılma.

Değer : Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse.

 

Toplam : Toplama işleminin sonucu, mecmu, yekûn.

Banka : Bankacılık işleminin yapıldığı yapı. Faizle para alıp veren, kredi, iskonto, kambiyo işlemleri yapan, kasalarında para, değerli belge, eşya saklayan ve ticaret, sanayi, ekonomi alanlarında çeşitli etkinliklerde bulunan kuruluş.

Simsar : Komisyoncu.

Tasarruf : Bir şeyi istediği gibi kullanma yetkisi, kullanım. Para biriktirme, artırım. Tutum.

Menkul : Bir yerden bir yere taşınabilen (mal). Taşınır. Ağızdan ağıza geçerek gelmiş, söylenegelmiş.

Çalışma : Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Çalışmak işi, emek, say. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması.

Belge : Bir gerçeğe tanıklık eden yazı, fotoğraf, resim, film vb., vesika, doküman.

Getiri : Yarar. Kazanç. Faiz.

Portföy etkisi : İktisat politikasında ortaya çıkan değişikliklerin portföy bileşimini risk ve getiri açılarından etkileyerek değiştirmesi. Portföyde bulunan taşınır değerlerin bir bölümünün getirilerinde ortaya çıkan değişimin portföy bileşimini değiştirmesi.

Portföy kuramı : Rasyonel yatırımcının daha fazla riski ancak daha fazla getiri karşılığında göze alacağını ve belli bir risk düzeyindeki portföylerden daha fazla getirisi olanının tercih edileceğini ileri süren kuram. krş. geleneksel portföy kuramı, modern portföy kuramı

Portföy riski : Bir portföyde bulunan taşınır değerlerin her birine atfedilen risklerin bileşimi.

Portföy yatırımı : Gerçek veya tüzel kişilerin, üzerinde herhangi bir kontrol veya yönetim hakları olmaksızın, mali varlıklara yaptıkları yatırım. bk. dolaylı yabancı sermaye yatırımı

Portföy yönetimi : Bir portföyün risk, likidite ve getiri tercihleri doğrultusunda, portföy sahibinin kendisi ya da yetkilendirdiği bir yönetici veya finansal kurum tarafından yönetilmesi. Portföy yatırımının risklerinin dengelenmesi ve bir ülke veya kesimde yoğunlaşmasının önlenmesi.

Diğer dillerde Portföy anlamı nedir?

İngilizce'de Portföy ne demek? : n. wallet

Almanca'da Portföy : die Brieftasche das Portefeuille