Bindik nedir, Bindik ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bir arkalık yük.

Kısa boylu adam.

Bindik ile ilgili Cümleler

  • Tokyo'dan Sapporo'ya kadar bir uçağa bindik.
  • Tesadüfen aynı otobüse bindik.
  • Geç kalmayalım diye bir taksiye bindik.
  • Adadan ana karaya bir feribota bindik.
  • Saat onda gemiye bindik.
  • Biz Shinjuku'da otobüse bindik.
  • Tesadüfen aynı trene bindik.
  • Ali ve ben ikimiz de arabaya bindik.
  • Ali ve ben tesadüfen aynı trene bindik.
  • Otobüs durdu ve biz bindik.

Bindik ile ilgili Atasözü veya Deyim

deveye bindikten sonra çalı ardına gizlenilmez : “herkesin gözü önündeki bir olayı şöyle böyle yorumlarla gizlemeye çalışmak boşunadır” anlamında kullanılan bir söz.

Bindik tanımı, anlamı

Bindi : Destek

Arkalık : Sırt dayamaya yarayan yer. Ev içinde giyilen kolsuz, kalınca bir kısa hırka türü. Sırtında yük taşıyan hamalların, yük taşırken kullandıkları arka yastığı, semer, hamal semeri, arkalıç.

Arkalı : Arkası olan. Koruyanı, dayanağı olan, pistonlu, iltimaslı.

Boylu : Boyu olan. Boyu benzerlerinden uzun olan.

Kısa : Boyu, uzunluğu az olan, uzun karşıtı. Kısaca, kısaltarak. Ayrıntısı çok olmayan. Az süren, uzun olmayan. Kısa olan şey.

Boyl : Bu defa.

Arka : Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi. Otururken sırtın dayandığı yer. Geri kalan bölüm. Geçmiş, geride kalmış zaman. Kayıran, destekleyen. İnsanın vücudu, bedeni. Art, peş. Arkada olan, arkada bulunan.

 

Adam : İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Yük : Araba, hayvan vb.nin taşıdığı şeylerin hepsi. Birinin üzerine almak zorunda kaldığı ağır görev. Bir cismin yüzeyinde biriken elektrik miktarı. Yüklük. Yüz bin kuruşluk mal veya tutar. Araba, hayvan vb.nin taşıyabildiği miktar. Eşya. Bir şeyin ağırlığı. Doğacak bebek. Tedirginlik veren şey, engel.

Diğer dillerde Bina yöneticisi anlamı nedir?

İngilizce'de Bina yöneticisi ne demek ? : house keeper