Bire bir nedir, Bire bir ne demek
Bire bir; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.
- Aynı, tıpkı

- Ölçü, miktar vb. özellikleri eşit olarak.
- Yüz yüze, karşılıklı olarak.
"Bire bir" ile ilgili cümleler
- "Bu çalışmaları seçmenle bire bir görüşerek yaptı."
Bire bir ile ilgili Cümleler
- İleriye giden stratejimizi tartışmak için başkanla bire bir oturum yapmak istiyorum.
- Koç'un onun saha performansını değerlendirmek için her oyuncuyla bire bir görüşmesi vardı.
- O kelimeyi bire bir çevirdi.
Bire bir tanımı, anlamı:
Bire bir eşleme : İki kümenin elemanları arasında, bir elemana karşı, bir eleman alınarak yapılmış olan eşleme.
Aynı : Eski durumunda kalmış, değişmemiş. Başkası değil, yine o. Aralarında ayrım olmayan. Benzer.
Ölçü : Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Ölçme sonucu bulunan rakam. Değer, itibar. Belirlenmiş boyut. Ölçüt. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin.
Miktar : Ölçü. Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik.
Eşit : Yapı, değer, boyut, nicelik ve nitelik bakımından birbirinden ne artık ne eksik olmayan (iki veya daha çok şey), müsavi. Aynı haklardan yararlanan, aynı düzeyde olan (kimse).
Karşılık : Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel.
Tıpkı : Tıpatıp, tamamıyla. Bir şeyin eşi, benzeri, aynı.
Yüz : Bir kumaşın dikiş sırasında dışa getirilen gösterişli bölümü. Bir şeyin görünen bölümünde kullanılan kumaş. On kere on, doksan dokuzdan bir artık. Bu sayıyı gösteren 100 ve C rakamlarının adı. Yüzey. Utanma. Birinin görülegelen veya umulan hoşgörürlüğüne güvenilerek gösterilen cüret. Bir yapının dışa bakan düşey yüzeylerinin her biri. Nedeniyle, sebebiyle. Kesici araçlarda ağız. Yan, taraf. Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm, sima, çehre, surat. Yorgana ve yastığa geçirilen kılıf. Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı. Kere, kat vb. kelimeler ile birlikte kullanılarak yapılmış olan işin çokluğunu abartılı bir biçimde anlatan söz.
Karşılıklı : İki kişi veya iki topluluğun arasında geçen ve karşılaşılan harekete eş değer bir hareketle beliren, mütekabil. Birbirlerine karşı bir biçimde. Birbirine karşı bulunan. Birbiriyle ilgili olarak.
Bire bir daldırılmış manifold :
Bire bir dizi : Birbirinden farklı elemanlardan oluşan dizi.
Bire bir gönderim : ( )
Bire bir ilişki : Ölçülen nesnelerin nitelikleriy le, ölçmede kullanılan sayı dizgesinin özellikleri arasındaki çakışımlı uygunluk.
Bire bir örten gönderim : ( )
Bire bire yapmak : 'Bire vur ha' diye gürültü yaparak mal kaçırmak.

Bu kısımda Bire bir nedir? Bire bir ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Bire bir tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Bire bir hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.