Black eye türkçesi Black eye nedir

  • Morarmış göz.
  • Kara leke.
  • Siyah göz.
  • Kara göz.

Black eye ile ilgili cümleler

English: Ali gave me a black eye.
Turkish: Ali bir gözümü patlattı.

English: Ali gave Mary a black eye.
Turkish: Ali Mary'nin bir gözünü morarttı.

English: I have a black eye.
Turkish: Gözüm morardı.

English: Ali said nothing about Mary's black eye.
Turkish: Ali Mary'nin siyah göz hakkında hiçbir şey söylemedi.

English: The thief hit me and gave me a black eye and then ran off.
Turkish: Hırsız bana vurdu ve gözümü morarttı ve daha sonra kaçtı.

Black eye ingilizcede ne demek, Black eye nerede nasıl kullanılır?

Black : Karalayıcı. Kızgın. Koyu. Karartmak. Zenci. Pis. Kasvetli. Kötü. Morarmış. Siyahlatmak.

Eye : İğne deliği. Nazar. Delik. Gözetlemek. Gözünü dikip bakmak. Göz. Kuşkuyla bakmak. İzlemek. Gözlemek. Süzmek.

Black eyed bean : Börülce.

A black eye : Mosmor olmuş göz. Morarmış göz.

Give a black eye : Gözünü morartmak.

Give one a black eye : Bir gözünü patlatmak.

İngilizce Black eye Türkçe anlamı, Black eye eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Black eye ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blotch : Deride oluşan leke ya da kırmızı çekit. Mürekkep ya da boya lekesi. Kızarıklık. Deridedeki kırmızı nokta. Lekelenmek. Lekelemek. Ayıp. Fiske. Leke.

 

Blotching : Fiske. Deridedeki kırmızı nokta. Kızarıklık. Deride oluşan leke. Leke. Ayıp. Mürekkep lekesi. Lekelenmek. Lekelemek.

Smutch : Kirletmek. Lekelemek. Pisletmek. İsli madde.

A black eye : Mosmor olmuş göz.

Disgrace : Yüzkarası. Biabır etmek. Rezalet. Küçük düşürmek. Gözden düşürmek. İtibarını zedelemek. Utandırmak. Yerin dibine sokmak. Yüz karası. Rezil etmek.

Shiner : Altın lira. Parlaklık yayan. Parlayan şey. Parlatıcı. Teksas eyaletinde şehir. Çil para. Gümüşi balık (g. amer.).

Black mark : Alınkarası.

Blotches : Leke. Lekelenmek. Ayıp. Deride oluşan leke. Lekelemek. Fiske. Kızarıklık. Deridedeki kırmızı nokta. Mürekkep lekesi.