Black mark türkçesi Black mark nedir

  • Kara leke.
  • Alınkarası.

Black mark ile ilgili cümleler

English: Did you buy them on the black market?
Turkish: Onları karaborsadan mı aldın?

English: I've heard that Tom buys things on the black market.
Turkish: Tom'un eşyaları kara borsadan aldığını işittim.

English: Did you buy it on the black market?
Turkish: Bunu karaborsadan mı aldın?

English: Ali bought some things on the black market.
Turkish: Ali karaborsadan bazı şeyler satın aldı.

Black mark ingilizcede ne demek, Black mark nerede nasıl kullanılır?

Black : Kızgın. Karalayıcı. Morartmak. Zenci. İs. Kararmak. Kasvetli. Karartmak. Siyah. Koyu.

Mark : Göstermek. Bir alanın, bir sözcüğün, bir öğenin ya da bir öbek gibi bir veri kümesinin başlangıcını ya da sonunu gösteren simge ya da simgeler. İmlemek. Çizik. Leke. Marke etmek. Marka. Not vermek. Yapım imleri. Sinema ve televizyon çalışmalarında yapım takımının sessizce anlaşması, belli işlerin başlama ve bitişlerinin, gerçekleştirilmesinin belirtilmesi için el ve kolla, ışıkla, kulaklıklardan sesle verilen komutlar.

Black market : Yasa dışı olarak yapılan alım satım işlemleri. Tavan fiyat uygulamasında mevcut resmi piyasaya koşut olarak malın daha yüksek fiyatlarda alım satımının yapıldığı yasal olmayan piyasa. Karaborsa. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Yasalarla çizilmiş olan sınırlar dışında ve gerçeklerin çok üstünde düzmece değerler yaratarak malı aşırı ederlerle satanların alış veriş yaptıkları gizli yer. Kara borsa.

 

Black marketeer : Karaborsacı.

Foreign exchange black market : Kambiyo denetim sistemi uygulayan ülkelerde, resmi kurun piyasa kurundan sapma gösterdiği durumlarda, yasa dışı döviz alım-satımının yapıldığı piyasalar. Döviz karaborsası.

Black africa : Kara afrika.

İngilizce Black mark Türkçe anlamı, Black mark eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Black mark ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blotch : Fiske. Leke. Ayıp. Lekelenmek. Deridedeki kırmızı nokta. Kızarıklık. Deride oluşan leke ya da kırmızı çekit. Lekelemek. Mürekkep lekesi.

Smutch : Lekelemek. Pisletmek. İsli madde. Kirletmek.

Disgrace : Rezalet. İtibarsızlaştırmak. Ayıp etmek. Gözden düşürmek. Biabır etmek. Rezillik. İtibarını zedelemek. Gözden düşürücü şey. Küçük düşürmek.

Blotching : Leke. Ayıp. Mürekkep lekesi. Deride oluşan leke. Lekelemek. Fiske. Kızarıklık. Deridedeki kırmızı nokta. Lekelenmek.

Blotches : Fiske. Leke. Kızarıklık. Lekelemek. Mürekkep lekesi. Deridedeki kırmızı nokta. Lekelenmek. Deride oluşan leke. Ayıp.

Black eye : Morarmış göz. Siyah göz. Kara göz.