Bleary türkçesi Bleary nedir
- (göz) kızarmış.
- Uykulu.
- Kızarmış göz.
- Yorgun (göz).
- Çok çapaklanmış göz.
- Sulanmış (göz).
- Kızarmış.
- İyi görmeyen göz.
- Çipil.
- Sulanmış.
- Sulanmış göz.
Bleary ingilizcede ne demek, Bleary nerede nasıl kullanılır?
Bleary eyed : Mahmur gözlü. Açık bir şekilde göremeyen. Bulanık gören. Çapaklanmış gözlü. Mahmur. Bulanık gözlü. Sulanmış gözlü.
Blear eyed : Uykulu. Mahmur.
Blear the eyes : Zorla kabul ettirmek. Gözler. Empoze etmek. Aldatmak. Kandırmak. Hile ile kabul ettirmek. Gözleri kamaştırmak. Sulandırmak.
Blear : Göz vb sulandırmak. Çapaklı. Uykulu. Sulandırmak (göz). Kamaştırmak. Karartmak. Donuk. Yaşartmak (göz).
Bleared : Yaşartmak (göz). Kamaştırmak. Çapaklı. Sulandırmak (göz). Donuk. Uykulu. Karartmak. Göz vb sulandırmak.
Blearily : Sulanmış bir şekilde. Kızarmış bir halde. Çapaklanmış olarak. Uykulu bir halde.
Bleachers : Bir tür açık tribün. Açık tribün.
Bleacher : Tribün. Açık tribün. Bir tür açık tribün. Beyazlatacı. Çamaşır suyu. Kastarcı.
Bleariest : Uykulu. (göz) kızarmış. Sulanmış (göz). Yorgun (göz). Çipil. Kızarmış. İyi görmeyen göz. Kızarmış göz. Çok çapaklanmış göz. Sulanmış göz.
Bleach : Beyazlatıcı madde. Beyazlatıcı. Ağartıcı. Ağarmak. Kastarlamak. Beyazlamak. Rengini açmak. Ağartmak. Beyazlanmak. Beyazlatmak.
İngilizce Bleary Türkçe anlamı, Bleary eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bleary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Red : Kızılderili. Değersiz. Kırmızı (renk). Kızgın. Kızıl saçlı. Al. Kızıl. Rus. Solcu.
Muzzy : Sarhoş. Kafası karışık. Sersem. Kasvetli. Kafası karışmış. Sıkıntılı. Ağır.
Dozier : Sersem. Daha sersem olanı. Teksas eyaletinde şehir.
Indistinct : İyice görülmeyen. Müphem. Belirli belirsiz. Belli belirsiz. Belirsiz. Muğlak. Hayal meyal. Bulanık. Ayırt edilemez. Silik.
Blotchiest : Mürekkep lekeli. Lekeli. Kabarmış (cilt). Kabarmış.
Bloodshot : Kanlı (göz). Göz vb kanlamış. Kanlı. Kanlanmış (göz). Kanlamış (göz). Kan çanağı gibi (göz). Kan çanağına dönmüş (göz). Göz vb kanlı. Gözü kanlanmış.
Blears : Göz vb sulandırmak. Karartmak. Kamaştırmak. Yaşartmak (göz). Sulandırmak (göz). Donuk. Çapaklı.
Hypnagogic : Uyuşuk. Uykuya dalmadan hemen önceki durum ile ilgili. Uykuya dalarken gerçekleşen. Uyutucu. Letarjik. Uykudan önce. Uyumaya teşvike eden. Mahmurluğa neden olan. Hipnagojik.
Glowing : Akkorlaşma. Övgü dolu. Kızma. Canlı. Coşkulu. Hararetli. Kor haline gelmiş. Kızgın. Parlak.
Bleary synonyms : bleariest, blotchier, bleared, irrigated, gummy, hazy, doziest, fried, tired, dozy, watered, gummier, angrier, redder, reddest, dopey, angriest, fuzzy, blurred, dopy, blear, bleary eyed, grilled, blear eyed, drowsy, blurry, gummiest, blearier, angry, foggy, drowsiest, blearing, erubescent.
Bleary zıt anlamlı kelimeler, Bleary kelime anlamı
Rested : Dinlenmiş.
Distinct : Açık. Başka. Aşikar. Ayrı. Farklı. Bariz. Muhakkak. Şüphesiz. Belirgin. Seçik.
Bleary ingilizce tanımı, definition of Bleary
Bleary kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Somewhat blear.

Bu kısımda Bleary kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bleary ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bleary anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bleary ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.