Blonde türkçesi Blonde nedir

  • Sarışın kız.
  • Sarışın (kadın).
  • İpek dantel.
  • Sarışın.
  • Sarı.
  • Sarışın kadın.

Blonde ile ilgili cümleler

English: Ali has blonde hair and green eyes.
Turkish: Ali sarı saçları ve yeşil gözleri var

English: A girl with blonde hair came to see you.
Turkish: Sarı saçlı bir kız sizi görmeye geldi.

English: Ania has brown hair, but Magdalena has blonde hair.
Turkish: Ania kahverengi ama Magdalena sarı saça sahip.

English: Anna has chestnut brown hair, but Magdalena has blonde hair.
Turkish: Anna'nın kestane kahvesi saçı var fakat Magdalena'nın sarı saçı var.

English: Also Felicja has blonde straight hair.
Turkish: Ayrıca Felicja'nın da sarı düz saçları var.

Blonde ingilizcede ne demek, Blonde nerede nasıl kullanılır?

Bottle blonde : Aslında koyu renk saçı olup boya ile açmış kadın. Boyama sarışın. Sahte sarışın. Saçının rengi beyaza yakın bir sarı olan kimse.

Platinum blonde : Gümüş rengi. Platin rengi saçlı sarışın. Beyaz sarı saçlı. Platin saçlı kadın.

Blonder : Sarışın. Sarı. Sarı (saç).

Blondes : Sarışın (kadın). Sarışın. Sarı. Sarışın kadın. İpek dantel. Sarışın kız.

Blondest : Sarışın. Sarı (saç). Sarı.

Blondin : Kablolu vinç.

Blondish : Az çok sarışın. Sarışınımsı. Biraz sarışın.

 

Galician blond cattle : İspanya’dan köken alan, 1900’lü yıllarda simental, isviçre esmeri ve güney devon ırkları kullanılarak geliştirilmiş, vücudu orta büyüklükte, uzun ve derin, vücut hatları orantılı, kemikleri kalın, butları kaslı, göğsü geniş, kremden altın kırmızısına kadar değişen renklerde, nesli neredeyse tükenmek üzere olan, öncelikli olarak et verimi yönünde yetiştirilen kombine verimli sığır ırkı. Galiçya sarı sığırı.

Oblong : Dikdörtgen şeklinde. Dikdörtgen biçiminde olan. Uzunca. Boyu eninden fazla. Yumurta biçiminde (yaprak). Dikdörtgen. Dikdörtgen şeklindeki.

Blondness : Sarışınlık. Ten ve saç renginin açık tonda olması.

İngilizce Blonde Türkçe anlamı, Blonde eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blonde ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blondest : Sarı (saç).

Towhead : Sarı saçlı (argo terim). Sarı kafa. Nehirdeki kum tepeciği. Sırma saç.

Gold : Altın para. Altın rengi. Altın. Altın (simgesi au). Zenginlik. Servet. Altın sarısı. Altından yapılmış. Mineral. (au; metalimsi parıltı, renk ve çizgisi sarı; sertlik 2.5-3, yoğunluk 14. 56-19.3).

Golds : Altın. Altın sarısı. Altından yapılmış. Yaldız. Zenginlik. Altın (simgesi au). Altın para. Servet.

Someone : Şahsiyet. Bir kimse. Biri. Birisi. Kimse. Önemli kimse.

Redheaded : Kızıl saçlı.

Goldilocks : Goldilocks ve üç ayı adlı çocuk masalındaki karakter. Düğünçiçeği. Altın sarısı saçı olan.

Brazening : Pirinç gibi. Pirinçten. Yüzsüz. Pirinçten yapılmış. Şımarık. Tunçtan. Utanmaz. Pirinç. Pişkin.

 

Fair haired : Tutulan. Sarı saçlı.

Blond : Sarı (saç).

Blonde synonyms : peroxide blond, platinum blond, ash blonde, light haired, peroxide blonde, fairish, individual, towheaded, palest, nordic, platinum blonde, skin color, mortal, paler, blonder, towheads, flav, complexion, brazens, blondes, xanthochroid, brazen, xanthic, skin colour, fairer, person, sandy, flaxen, soul, fair, fairest, somebody, blondie.

Blonde zıt anlamlı kelimeler, Blonde kelime anlamı

Brunet : Esmer kadın. Esmer. Koyu renk saç.

Achromatic color : Şeffaf.

Blonde ingilizce tanımı, definition of Blonde

Blonde kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A person of very fair complexion, with light hair and light blue eyes.