Blondes türkçesi Blondes nedir
Blondes ile ilgili cümleler
English: Gentlemen prefer blondes.
Turkish: Beyefendiler sarışınları tercih eder.
English: The sisters are both blondes.
Turkish: Kız kardeşlerin her ikisi de sarışınlar.
English: Ali likes blondes.
Turkish: Ali sarışınları sever.
English: Not all blondes are dumb.
Turkish: Tüm sarışınlar aptal değildir.
English: Both sisters are blondes.
Turkish: Bacıların ikisi de sarışın.
Blondes ingilizcede ne demek, Blondes nerede nasıl kullanılır?
Blondest : Sarı (saç). Sarışın. Sarı.
Bottle blonde : Saçının rengi beyaza yakın bir sarı olan kimse. Boyama sarışın. Aslında koyu renk saçı olup boya ile açmış kadın. Sahte sarışın.
Platinum blonde : Platin rengi saçlı sarışın. Beyaz sarı saçlı. Platin saçlı kadın. Gümüş rengi.
Blonde : Sarışın kadın. İpek dantel. Sarışın (kadın). Sarışın. Sarışın kız. Sarı.
Blonder : Sarı. Sarışın. Sarı (saç).
Blondness : Ten ve saç renginin açık tonda olması. Sarışınlık.
Medulla oblongata : Yürek atışı, solunum ve kan basıncını kontrol eden omuriliğin beyne doğru olan uzantısı. Soğancık. Bulbus. Medülla oblongata. Soğanilik. Soğan ilik. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Beynin en arka kısmı. Medulla oblongata. Beynin omuriliğe bitişik kısmı.
Blondin : Kablolu vinç.
Oblong : Dikdörtgen şeklindeki. Yumurta biçiminde (yaprak). Dikdörtgen. Uzunca. Boyu eninden fazla. Dikdörtgen biçiminde olan. Dikdörtgen şeklinde.
Carinthian blond cattle : Karintiyan sarı sığırı. Avusturyadan köken alan, beyaz renkli, süt, et ve iş verimi yönünde yetiştirilen, sayısı çok az ve nesli tükenmek üzere olan sığır ırkı.
İngilizce Blondes Türkçe anlamı, Blondes eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Blondes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Redheaded : Kızıl saçlı.
Brazening : Pirinç. Utanmaz. Pirinç gibi. Yüzsüz. Pirinçten. Pişkin. Şımarık. Pirinçten yapılmış. Tunçtan.
Blondie : Sarı veya sarışın. Ünlü bir amerikan pop müziği grubu.
Fair : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kermes. Adil. Panayır. Sergili satak. Sergi. Kesmek. Üretici ve yapımcı mallarının çoğunluğa gösterilmesi amacıyla değişmeyen, genellikle önemli tecim ve tarım kuruluşlarının bulunduğu yerlerde belirli sürelerle sergilendiği geçici satak. Dürüst. Festival.
Flavus : Flavus.
Gold : Kızıl. Doğada az bulunması dolayısıyla para olarak kullanılan ya da devletlerce para karşılığında saklanan değerli maden. Altın para. İktisat, jeoloji alanlarında kullanılır. Yaldız. Altından yapılmış. Altın. Altın sarısı. Altın (simgesi au).
Golds : Altın sarısı. Yaldız. Altın (simgesi au). Altın. Altından yapılmış. Servet. Zenginlik. Altın para.
Fairest : Adil. Okunaklı. Güzel. Hassas. Çok. Dürüst. Yabani. Nazik. Doğru. Beyaz tenli.
Skin color : Ten rengi. Cilt rengi.
Towheaded : Kabarık saçlı. Sırma saçlı. Soluk sarı saçlı.
Blondes synonyms : ash blonde, fairish, light haired, palest, skin colour, platinum blonde, brazens, flav, xanthochroid, blonde, blond, fairer, blondest, goldilocks, nordic, xanthic, flaxen, brazen, fair haired, complexion, paler, towhead, sandy, towheads, blonder.
Blondes zıt anlamlı kelimeler, Blondes kelime anlamı
Brunet : Koyu renk saç. Esmer kadın. Esmer.

Bu kısımda Blondes kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Blondes ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Blondes anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Blondes ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.