Bonzes türkçesi Bonzes nedir

  • Budist rahip.
  • (japon veya çinli) budist rahip.

Bonzes ingilizcede ne demek, Bonzes nerede nasıl kullanılır?

Bonze : (japon veya çinli) budist rahip. Budist rahip.

Bonzer : Mükemmel (avustralya argosu). Harika. Müthiş.

Garbonzas : (abd'de kullanılan argo) memeler.

Bon appetit : Afiyet olsun.

Bon appetite : Afiyet olsun.

Bon soir : İyi akşamlar (fransızca).

Bona fide owner : İyi niyetli kimse.

Bona fide : İyi niyetle. Bona fide. Hilesiz. Gerçekten. Hakiki. İyi niyet. Gerçek. İçten. İyi niyetli.

Bona fides : İyi niyet. Hüsnüniyet. İyiye çekme. Samimiyet.

Bon : Elverişli. İyi. Sevecen (fransızca). Güzel.

İngilizce Bonzes Türkçe anlamı, Bonzes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bonzes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Turbinate : Kıvrıklı. Kıvrımlı. Burun deliği odalarındaki bazı helezonik kıvrımlı kemiklerle alakalı. Spiral.

Collagen : Ağ dokusunun ana proteini olan bir tür albüminoid. Çözünmez lifli protein (biyoloji terimi). Kolajen. Jelatin özü. Deri, kıkırdak, kemik, tendon ve ligament gibi bağ ve destek dokunun esas yapısını oluşturan ve üçlü heliks biçiminde fibröz yapıdaki protein. Kollajen. Kollagen. Hücreler arası maddede bulunan, prolin, hidroksiprolin ve glisin amino asitlerinden oluşan, üç polipeptit zincirinin üçlü sarmal biçiminde önce tropokollajen birimlerini bunlarında özel bir dizilişle polarize mikroskopla görülebilen çizgili bir yapı oluşturduğu, deride çeşitli yönlerde, tendonlarda aynı yönde uzanan fibriller biçiminde, bazal laminada tabaka biçiminde bulunabilen, tip ı-v gibi gruplandırılan bir cins protein. yara iyileşmesinde veya dikiş materyali olarak kullanılan, tendolardan elde edilen doğal materyal. Kıkırdak tutkalı.

 

Rib : Zevce. Fitil (kumaş). Pervaz. Çubuklarla desteklemek. Kotlet. Kaburga. Şemsiye teli. Kiriş. Kafa bulmak. Yaprak damarı.

Sphenoid : Sfenoit temel kemiği. Sfenoid. Kama biçiminde. Temel kemiği. Kama biçimli billur.

Cranium : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kranium. Kranyum. Omurgalılarda beyin boşluğu ve yüzü oluşturan kafa kemiklerin tümü, kranyum. Kafatası kemikleri. Kafatası; özellikle beyni içine alan bölge. Karanyum. Kafa. Kafatası. Kafa kemiği.

Lid : Mani. Gözkapağı. Yasak. Engel. Menteşeli veya bağlantısız kapak. Başlık. Kapak.

Vomer : Sapankemik. Saban kemiği. Burun deliklerini ayıran düz ince kemik. Sapan kemiği. Burun boşluğunun taban kısmını oluşturan çift kemik. vomer kemiği. Sapankemiği. Vomer kemiği. Burun boşluğunun taban kısmını oluşturan çift kemik, vomer kemiği.

Membrane bone : Derinin dermis tabakasından gelişen kemik. dermal kemik. Zar dokudan gelişen kemik. Dermal kemik. Derinin dermis tabakasından gelişen kemik, dermal kemik. Zar kemik.

Calcaneus : Topuk kemiği. Topuk kemiği, topuk. Kalkaneus.

Ramus : Ramus kornualis. Ramus gastrolienalis. Domuzda hilus lienis'e girmeden önce, a. lienalis’ten ayrılan ve dalakla mideye kollar veren atardamar dalı. Ramus kaudalis rete mirabile epidurale rostrale. Etçil ve küçük geviş getirenlerde a. subscapularis’ten, sığırda r. suprascapularis’ten, domuzda a. cervicalis superficialis’ten çıkarak collum scapulae bölgesine giden atardamar dalı. A. ve v. circumftexa femoris medialis’in, m. obturatorius ianternus’un damarlanması için verdikleri dal. Etçillerde a. maxillaris’ten çene eklemine giden atardamar dalı. aa. temporales profundae’den çene eklemine giden atardamar dalı. domuz ve sığırda a. transversa faciei'den çene eklemine giden atardamar dalı. Ramus obturatoryus. Ramus ilei antimezenteriyalis. Ramus pariyetalis.

 

Bonzes synonyms : long bone, pubic bone, zygoma, heelbone, poke bonnet, coronoid process, wormian bone, os hyoideum, xiphoid process, cuboid bone, fetter bone, round bone, bare bone, ischial bone, os breve, corpus sternum, processus coronoideus, braincase, os pubis, short bone, os sesamoideum, os tarsi fibulare, carpal bone, sutural bone, osseous tissue, os sphenoidale, metacarpal bone, os longum, os zygomaticum, ground substance, nasal, lama, horn.

Bonzes zıt anlamlı kelimeler, Bonzes kelime anlamı

Blond : Sarı (saç). Sarışın. Sarı.

Achromatic : Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Renksemez. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Renksiz. Akromatik. Perdesi değişmeyen.