Bouncer türkçesi Bouncer nedir
- Bar güvenlik elemanı.
- Bar fedaisi.
- [#palavra Palavracı].
- Martaval.
- Serdengeçti.
- Zıplayan kimse veya şey.
- Müşterileri atmakla görevli adam.
- Fedai.
- Goril.
- Barda olay çıkaran müşterileri dışarı atmakla görevli koruma görevlisi.
Bouncer ile ilgili cümleler
English: Ali works as a bouncer in a nightclub.
Turkish: Ali bir gece kulübünde bir fedai olarak çalışır.
English: The bouncer wouldn't let him in.
Turkish: Fedai onun içeri girmesine izin vermedi.
English: An Englishman, a Scotsman, an Irishman, a Welshman, a Gurkha, a Latvian, a Turk, an Aussie, a German, an American, an Egyptian, a Japanese, a Mexican, a Spaniard, a Russian, a Pole, a Lithuanian, a Jordanian, a Kiwi, a Swede, a Finn, an Israeli, a Romanian, a Bulgarian, a Serb, a Swiss, a Greek, a Singaporean, an Italian, a Norwegian, an Argentinian, a Libyan and a South African went to a night club. The bouncer said: "Sorry, I can't let you in without a Thai."
Turkish: Bir İngiliz, İskoç, İrlandalı, Galli, Gurka, Leton, Türk, Avustralyalı, Alman, Amerikalı, Mısırlı, Japon, Meksikalı, İspanyol, Rus, Leh, Litvan, Ürdünlü, Yeni Zelandalı, İsveçli, Fin, İsrailli, Rumen, Bulgar, Sırp, İsviçreli, Yunan, Singapurlu, İtalyan, Norveçli, Arjantinli, Libyalı ve Güney Afrikalı bir gece kulübüne gitmişler. Kulüp fedaisi de: ''Üzgünüm, bir Taylandlı olmadan içeri girmenize izin veremem.'' demiş.
Bouncer ingilizcede ne demek, Bouncer nerede nasıl kullanılır?
Bouncers : Palavracı. Fedai. Barda olay çıkaran müşterileri dışarı atmakla görevli koruma görevlisi. Serdengeçti. Martaval. Bar güvenlik elemanı. Zıplayan kimse veya şey. Bar fedaisi. Müşterileri atmakla görevli adam. Goril.
Bounce back : Durumu iyiye gitmek. Kendini toplamak. Kendini toparlamak. İyileşmek. Toparlanmak.
Bounce off : Sekmek ve geri gelmek. Sekmek.
Bounce pass : Yerden pas. Yere çarptırılarak verilen pas. Topun, savunma oyuncusuna kaptırılmadan zıplatılarak takım arkadaşına aktarılması. Baunspas dediğimiz. Zıplatarak aktarma. Yerden sektirilerek atılan pas.
Bounce up : Kimi nedenlerle hakemce durdurulan oyunu yeniden başlatırken hakemin topu eliyle yere bırakarak oyuna sokması. Hakem atışı.
Bounce : Sıçramak. Geri dönme. Girivermek. Sepetlemek (argo terim). Kovmak. Zıplatmak. Sektirmek. Dalmak. Karşılıksız çıkmak (çek).
Bounced message : Geri dönen mesaj. Geri seken mesaj. Adresi belirlenemediği için alıcısına geri dönen elektronik posta mesajı.
Dead cat bounce : Hisse senedi piyasalarında önemli bir düşüşten sonra, düşüş eğilimini değiştirmeyen, geçici ve kısa dönemli küçük toparlanma. Son çırpınış. Büyük bir düşüşün ardından söz konusu hisse senedinin az da olsa değer kazanması. Borsadaki son çırpınış. (finans) ardından çok büyük düşüş gelen bir hisse senedinin fiyatlarında hızlı ve geçici olarak yükselişi.
Bouncekeys : Sıçramatuşları. Sıçrama tuşları.
Bounced mail : Geri seken posta.
İngilizce Bouncer Türkçe anlamı, Bouncer eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bouncer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Hooeys : Saçma. Fasa fiso. Saçmalık. Boş laf. Fasafiso. Zırva.
Guard : Bekçi. Himaye etmek. Bekçi kalmak. Koruma. Korunmak. Karakol. Beklemek. Denetlemek. Uç boylarında bulunan küçük kale. dağ geçitlerinde kurulan karakol ya da karakol binası. iki dağ arasındaki geçit yeri, boğaz. Koruma memuru.
Heavy : Ağır siklet. Şiddetle. Beceriksiz. Ağırlıklı. Kötü adam rolü. Yoğun (trafik). Ağır çekmek. Ağır. Başrol oyuncusu.
Braggart : Övüngen kimse. Kabadayı. Böbürlenen. Övüngen. Övünen. Böbürlenen kimse. Kibirli. Yüksekten atan kimse. Atıcı (argo terim). Farfara.
Braggarts : Atıcı (argo terim). Övüngen. Böbürlenen kimse. Farfara. Kabadayı. Övüngen kimse. Övünen. Kibirli. Kendini öven kimse.
Boasters : Övünen kimse. Geniş keski. Kabadayı. Taşçı keskisi. Atıcı. Geniş taşçı kalemi.
Chucker out : Kapı dışarı eden kimse.
Bucko : Otoriter veya patronluk taslayan kimse. Kasıntılı veya övünen arkadaş. (irlandaca argo) delikanlı veya adam.
Fedayeen : Komando.
Humbugs : Sahtekarlık. Hile. Kazık atmak. Dümen. Şarlatanlık. Üçkağıt. Palavra. Üçkağıtçılık yapmak. Aldatmak.
Bouncer synonyms : burlier, burly, boastful, boaster, hooey, burliest, hot air, blowhards, bodyguard, ballshitter, chucker, bunkum, bouncers, boloneys, humbug, humbugged, blowhard, boloney, humbugging, bunkums, chicolay, triggerman, cock and bull story, gorilla, bodyguards, cock, buckoes, cocks, gorillas.
Bouncer ingilizce tanımı, definition of Bouncer
Bouncer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A large, heavy person who makes much noise in moving. One who bounces.

Bu kısımda Bouncer kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bouncer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bouncer anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bouncer ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.