Boundedness türkçesi Boundedness nedir

Boundedness ingilizcede ne demek, Boundedness nerede nasıl kullanılır?

Uniform boundedness principle : Düzgün sınırlılık prensibi.

Uniform boundedness : Düzgün sınırlılık.

Bounded asymmetric loss function : Sınırlı bakışımsız kayıp fonksiyonu.

Bounded below : Alttan sınırlı.

Bounded function : Sınırlı fonksiyon.

Set bounded below : Alttan sınırlı küme.

Bounded growth : Sınırlı büyüme. Sınırlı büyümeli.

Set bounded above : Yukarıdan sınırlı küme.

Bounded input bounded output system : Sınırlı girdili sınırlı çıktılı sistem. Sınırlı çıktılı dizge.

Bounded rationality : Sınırlı akılcılık. Sınırlı rasyonellik.

İngilizce Boundedness Türkçe anlamı, Boundedness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Boundedness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dependency : Tabi olma. Bağlı olma. Bağıllık. Sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Bir kişi, toplumsal küme ya da toplumun siyasal, ekonomik, ekinsel vb. bakımlardan başka kişi, küme ya da toplumların güdüm ve yönetimi altına girmesi durumu. Sömürge. Olaylar ya da değişkenler arasında, birindeki değişmelere bağlı olarak ötekinin de değişmesini içeren bağlaşı.

 

Finiteness : Sonu olma. Sonluluk. Fanilik.

Quality : Soyluluk. Asalet. Kabiliyet. Yapı. Ses kalitesi. Bir cismin titreşiminden çıkan sesi, başka nitelikteki bir özdeğin aynı yükseklikteki sesinden ayıran özellik. Nitelik. Nevi. Bünye. Keyfiyet.

Interdependence : Karşılıklı bağımlılık. Birbirine muhtaç olma. Birbirine bağlılık. Bağlılık. Dayanışma. Birbirine bağlı olma. Bağımlaşıklık. Karşılıklı dayanışma.

Dependence : İtimat. Karlaşılan sorunları yalnız başına çözmek ve kendine yön seçmek için gerekli yetenekten yoksun olma durumu. ekonomik ve ruhsal desteğe gereksinme duyma. kendi kendine yetmezlik. Bağım. İlişki. Bağlılık. Psikotrop bir maddeyle merkezi sinir sistemi arasındaki etkileşmeden doğan ve maddenin keyif artırıcı psişik etkilerini duyumsamak ve bazen de yokluğunun vereceği huzursuzluktan sakınmak için maddeyi devamlı veya periyodik olarak alma isteği. Güven. Sarkma. Tabiiyet.

Finitudes : Sonlu olma durumu. Sonlu olma niteliği. Sonsuz olmama.

Fixation : Katılaştırma. Açındırma sonunda, ışıklanmamış gümüş bromürün ortadan kaldırılarak resmin ışıktan etkilenmemesini sağlama. Tespit. Biyoloji, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Düşkünlük. Tesbit. Güçlü ve sağlıksız tutku. Fiksasyon. Saplantı. Sabitleşme.

Indulgences : Şımartma. Anlayış gösterme. Günahların kilisece affedilmesi. Zevk. Yüz verme. Boyun eğme. Haz. Tutku. Müsamaha.

Addiction : Hastalık. Tutkunluk. Tutku. İllet. Düşkünlük. Tiryakilik. Alışkanlık. Alışma.

Dependencies : Koloni. Bağlılıklar. Bağımlılıklar. Sömürge.

Boundedness synonyms : habits, dependance, bondages, addictions, bondage, finitude, limitedness, fixations, habit, indulgence.

Boundedness zıt anlamlı kelimeler, Boundedness kelime anlamı

Infiniteness : Bitmezlik. Nihayetsizlik. Sonu gelmezlik. Tükenmezlik. Sınırsızlık.