Bow out of türkçesi Bow out of nedir

Bow out of ingilizcede ne demek, Bow out of nerede nasıl kullanılır?

Bow : Boyun eğmek. Yay. Baş. Başla selamlama. Eğilmek. Reverans. Çekilmek. Boyun eğme. Eğmek. Pruva.

Out : Dışarı çıkarmak. Kendini belli etmek. Kovmak. Ortaya çıkmak. Çıkarmak. Yanmak. Dışarıda. Meydana çıkmak. Dışarı atmak. Dışarı.

Of : Hakkında. In. İle ilgili. -li. Den. -den övünerek bahsetmek. -den. Li. -nin. -nın.

Bow out : Emekliye ayrılmak. Çekilmek. Başını eğerek çıkmak.

Out of : -den uzak. Dışında. -sız. -da.....-ı -den....-ü -nin haricinde veya (oran olarak). Dışına. -dan. -den yapılmış. Arasından. -in dışında. -siz.

Out of breath : Soluk soluğa. Nefessiz. Soluğu kesilmiş. Soluğu kesilmiş bir halde. Nefesi kesilmiş. Nefes nefese. Soluksuz.

Out of curiosity : Meraktan dolayı. Öğrenme merakından dolayı. Meraktan.

Out of buffers : Arabellek bitti. Arabellek yetersiz.

Out of commission : Kötü durumda. Hizmet dışı. Bozuk. Çalışamaz durumda. Görev yapamaz durumda. Kullanılmaz durumda.

Out of control : Kontrolden çıkmış. Zaptedilemez. Kontrol edilemeyen. Çığrından çıkmış. Kendini kaybetmiş (öfkeden). Ele avuca sığmaz. Kontrol edilemez. Denetim dışı. Kontrolden çıkmış olmak.

İngilizce Bow out of Türkçe anlamı, Bow out of eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Bow out of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Allow : Düşünmek. Hoş görmek. İzin vermek. Fikrinde olmak. Saymak. İtiraf etmek. Göz önüne almak. Ayırmak. İndirim yapmak.

Abdicated : Tahttan çekilmek. El çekmek. Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan). Terketmek (tacını ve tahtını). Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). Vazgeçmek. Tacını ve tahtını terketmek. İstifa etmek.

Be separated : Ayrı yaşamak. Bölünmek. Ayrı olmak.

Be off : Defolmak. Yola çıkmak. Yakışıksız olmak (davranış). Yanılmak. Gerçekleşmemek. Olmamak. İşe gitmemek. Kapalı olmak (elektrik veya ışık). Söndürülmüş olmak (elektrik veya ışık).

Come away : Sökülmek. Terketmek. Kopuvermek. Kayıp gitmek. Yerinden oynamak. Terk etmek. Ayrılıp gelmek. Yerinden çıkmak.

Back off : Geri çekilmek. Vazgeçmek. Gevşetmek. Geri çekmek. Sorumluluktan geri durmak. Geri çekme. Terk etmek.

Abscond from : Kaçmak. Sessizce sıvışmak.

Bequeaths : Miras bırakmak. Vasiyet etmek. Miras olarak bırakmak. Vasiyet. Vasiyetle bırakmak.

Abdicating : Tahttan çekilmek. El çekmek. Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). Tacını ve tahtını terketmek. Terketmek (tacını ve tahtını). Vazgeçmek. İstifa etmek. Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan).

Apostatise : Dininden vazgeçmek. Dönmek (dininden veya prensiplerinden veya inançlarından). İlkelerine sadakatsiz olmak (ayrıca apostatize). Dinden dönmek.

Bow out of synonyms : abate, be pulled, abandons, bend the neck, break with, break up, bequeath, abdicates, be absent, decline, abates, allowing, apostatized, abalienate, absent oneself from, apostatizes, break away, abandon, be through, bow out, be through with, apostatizing, apostatize, back away, abdicate, declined, bow, declines, breaking up, allows.