Bowlines türkçesi Bowlines nedir

  • Borina izbarço.
  • Uçurtmaya geriye doğru eğim vermek için kullanılan ip.
  • Borina.
  • Barço bağı.
  • Izbarço bağı.
  • Borinata.
  • Borina halatı.
  • Bir çeşit düğüm.
  • Isbarço.

Bowlines ingilizcede ne demek, Bowlines nerede nasıl kullanılır?

Bowline bridle : Borina patası.

Bowline : Uçurtmaya geriye doğru eğim vermek için kullanılan ip. Bir çeşit düğüm. Borina. Borina izbarço. Izbarço bağı. Borina halatı. Borinata. Isbarço. Barço bağı.

Bowling : Dokuz kuka oyunu. Yuvarlamaca. Ağır bir topla oynanan bir oyun. Bovling oyunu. Bovling.

Bowling alley : Bowling pisti. Bovling yolu. Bovling pisti.

Bowling ball : Bovling topu.

Bowling equipment : Bovling ekipmanı.

Bowling league : Bovling ligi.

Bowling score : Bovling çetelesi.

Bowl classifier : Çanaklı klasifikatör. Çanaklı sınıflandırıcı. Çanaklı kümeleyici.

Bowl along : Titizlikle gitmek. Yolunda gitmek. Süratle gitmek. Hızla gitmek. Hızlı gitmek. Tıkırında olmak.

İngilizce Bowlines Türkçe anlamı, Bowlines eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bowlines ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chinaman : Çinli. Çinli (erkek).

Bowl : Yuvarlamak. Kriket top atmak. Yuvarlanmak. Şaşırtmak. Top (bowling vb.). Çanak. Stadyum (amerikan ingilizcesi). Kase. Kadeh. Lambanın altına yerleştirilen, kupa biçimindeki yayıcı, kırıcı ya da yansıtıcı.

 

Roll : Sallanmak. Top yapmak. Arabayla dolaşmak. Salınmak. Yalpa yapmak. Takla (yuvarlanma). Vücudun, yerde ya da bir araçta, enine ekseni çevresinde yumularak öne-arkaya yuvarlanması. Şakımak. Bir tüzel kişiliğin, denetim veya yönlendirme işlerini gerçekleştiren kişi veya kişiler. bir tüzel kişilikte çalışanların yüklendiği yetki ve sorumlulukları sayı, nitelik ve aşamalarıyla gösteren çizelge. Soymak (sarhoş vb).

Run up : Çabucak dikmek. Şişirmek (hesap). Çekmek. Yüklü bir hale getirmek (ödenecek bir faturayı). Birden artmak. Çekmek (bayrak). Koşuşmak. Gelişme alanı. Koşturmak.

Googly : Aldatıcı.

Playing : Oynayan. Okuyor. Oynama. Okunuyor. Oynanmak üzere yazılan bir yapıtın sahnede tiyatro sanatçıları tarafından oynanması. Oyun. Yürütülüyor. Oynak. Çalma.

Throw : Yöneltmek. Atmak. Madencilik, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Çevirmek (sözü veya bakışı birine). Fırlatma. Atış. Uzaklık. Fırlatmak. Yer tabakasındaki çatlak. Dikey atım.

Bowlines synonyms : bosie, bosie ball, no ball, wrong 'un, bowline.

Bowlines zıt anlamlı kelimeler, Bowlines kelime anlamı

Prominence : Önem. Uzantı. Şöhret. Ün. Burun. Fışkırma. Öne çıkma. Çıkıntı. Tümsek.

Bowlines antonyms : high status.