Boz kaz nedir, Boz kaz ne demek

Boz kaz; Biyoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

Kuşlar (Aves) sınıfının, kazlar (Anseriformes) takımının, ördekgiller (Anatidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, tüyleri beyaz, kahve ve kül rengi karışık, gagası kavuniçi renkte, ayakları et renginde, Orta ve Kuzey Asya ile Orta Avrupa'da yaşayan, yurdumuzun Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinde kışlayan, Anadolu'nun diğer bölgelerinde sürekli bulunan, kamışlı ve sazlı suları seven ve kazların en büyüğü olan bir tür. Yaban kazı.

Boz kaz hakkında bilgiler

Boz kaz ya da Yaban kazı (Anser anser), ördekgiller (Anatidae) familyasından 75-90 cm. boyunda, sulak alanlar ve deniz kenarlarında yaşayan, evcil kazın atası olan kaz türü. Düz uçan, yavaş kanat çırpan iri bir kuştur. Bacakları ve gagası pembedir. Sesi, evcil kazınkine benzer. Uçarken, güçlü bir biçimde "een-ang-ang" diye bağırır.

Boz kaz anlamı, kısaca tanımı

Boz : Açık toprak rengi. Kül rengi, gri. Açılmamış, sürülmemiş (toprak). Bu renklerde olan

Kaz : Perde ayaklılardan, uzun, beyaz veya gri boyunlu, suda ve karada yaşayan, uçan, yabani veya evcil kuş (Anser). Budala.

Ördekgiller : Kısa bacaklı, perde ayaklı, süzgeç gagalı su kuşları familyası.

Yaban kazı : Ördekler familyasından, sazlık alanlarda yaşayan ve yalnız bitki ile beslenen büyük ve göçücü bir kuş, sakar meke (Anser anser).

 

Sulak alan : Denizlerin gelgit hareketlerinin çekilme devresinde altı metreyi geçmeyen derinlikleri kapsayan, su kuşlarının barınma yeri olan bataklık, sazlık ve turbalıklar.

Karadeniz : Çok düşünceli ve durgun görünen kimseler için kullanılan "Karadeniz'de gemilerin mi battı?" deyiminde geçen bir söz.

Kül rengi : Odunun yanmasıyla oluşan, külün akla kara arasındaki rengi, gri. Bu renkte olan.

Kavuniçi : Pembeye çalan sarı renk. Bu renkte olan.

Sürekli : Kesintisiz olarak süren, kalıcı, devamlı, baki, daimî. Yumuşak. Uzun süreli olarak, daima.

Kamışlı : Kamışı olan.

Anadolu : Ön Asya'nın bir parçası olarak Türkiye'nin Asya kıtasında bulunan toprağı, Rum.

Karışık : Ayrı nitelikteki şeylerden oluşmuş. Düzensiz, dağınık, intizamsız. Dolu. Karışmış. Saf olmayan. Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan. Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan. Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık.

Uzunluk : Bir şeyin bir uçtan öbür uca kadar olan uzaklığı. Bir yüzeyin iki temel boyutundan en büyük olanı, boy, en karşıtı. Yazının, sözün kapsam yönünden genişliği. Süre yönünden uzun olma durumu. İki nokta arasındaki yer aralığının ölçümü, tul.

Familya : Aile. Karı, eş. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile.

Akdeniz : Mersin iline bağlı ilçelerden biri.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

 

Rengin : Renkli, parlak renkli. Güzel, hoş. Süslü.

Avrupa : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Kuşlar : Çok hücreli hayvanlardan, omurgalıların geniş bir sınıfı.

Çırpan : Sulama işinde kullanılan suyun devamlı ve düzenli akmasını sağlayan su yollarını idare eden memur. Bataklık. Ağaçları çırpmak için kullanılan sopa. Tırpan. Sarılığın tedavisinde kullanılan bir alet: Alnıma çırpan vurdurdum. Çocukların kuş vurmak için kullandıkları sapan. Kavgacı, geçimsiz kişi. Ankara ilinde, Çeltikçi bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Diğer dillerde Boz kaz anlamı nedir?

İngilizce'de Boz kaz ne demek ? : greylag