Brackish türkçesi Brackish nedir

  • Hafif tuzlu su.
  • Tuzlu.
  • Hafif tuzlu.
  • Acı (su).
  • Acı.
  • (su) hafif tuzlu.
  • Tuzlumsu.
  • Acı su.

Brackish ingilizcede ne demek, Brackish nerede nasıl kullanılır?

Brackish water : Hafif tuzlu. Tuzlu su. Tuzlumsu su. İçindeki minerallerin etkisiyle tadı sert olan kuyu veya kaynak suyu. tatlı su ve deniz sularının karışım alanındaki %o5-18 arasında tuzluluğu olan su. Hafif tuzlu su. Acı su. Kuyu suyu. Tuzluluk derecesi bakımından deniz suyu ile tatlı su arasında kalan ve pek yararlanılamayan sular. Coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tatlı su ile deniz suyu arasında kalan bir çeşit su tipi.

Brackishness : Hoş olmama. Tuzluluk. Tatsızlık. Tuz ve tatlı su karışımı olan su. Çoraklık. Nahoşluk. Biraz tuzlu olan su.

Brack : Kırılma. Çatlama. Aralık. Ayrılma.

Bracken : Kartal eğreltisi. Kartallı eğreltiotu. Eğreltiotu. Eğreltiotu yığını. Kartal eğrelti.

Brackens : Kartallı eğreltiotu. Eğreltiotu yığını. Eğreltiotu. Zakkum. Kartal eğreltisi. Kartal eğrelti. Kalp glikozitleri içeren ve çiftlik hayvanlarında kalp kası nekrozu sonucu ölüme yol açan, antartika hariç dünyanın birçok bölgesinde yaygın olarak bulunan ve 12 adet alt türden oluşan zehirli bir bitki türü.

Bracketing : Dayanaklar dizisi. Çatal teşkili. Ayraçlar dizisi. Ayraçlama. Braketleme. Aynı fotoğrafı çeşitli pozlarla çekme (fotoğrafçılık). Farklı değerlerde pozlama. Destekler dizisi. Paranteze alma. Bloklama.

 

Bracket creep : Gelir dilimleri ilerlemesi. Enflasyonun etkisi ile yükümlülerin gelir vergisi açısından daha yüksek gelir dilimlerine girmeleri. Gelir dilimleri sürünmesi. Enflasyonist bir ortamda vergi sonrasında gerçek (reel) gelirler daha düşük olacağından, vergi oranlarında bir değişiklik yapılmadığı halde gerçek (reel) vergi oranının ve dolayısıyla vergi yükünün yükselmesi. Basamak kayması. Yükselen enflasyonun etkisiyle yükümlülerin gelir vergisi açısından daha yüksek gelir dilimlerine girmeleri (ekonomi).

Brackets denoting a type of interval : Bir tür aralık belirten köşeli ayraçlar.

Bracket lamp : Aplik. Duvar lambası.

Brackets : Braketler. Konsol. Köşeli ayraçlar. Parantez. Flanş. Köşeli ayraç.

İngilizce Brackish Türkçe anlamı, Brackish eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brackish ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Anguishing : İçdaralması. Yeis. Manevi ıstırap. Eza. Elem. Izdırap. Istırap. Keder. Şiddetli acı.

Anguishes : Keder. Manevi ıstırap. Şiddetli acı. İçdaralması. Elem. Izdırap. Yeis. Istırap. Eza.

 

Unpalatable : Yavan. Yenilmez (gıda vb). Hoş olmayan. İçilmesi zor. Tatsız. Hoşa gitmez. Nahoş.

Hard : Çetin. Ağır. Ekşimiş. Katı. Şiddetli. Nasırlı. Kireçli. Sağlam. Ekşi.

Acerbic : Büzücü. Keskin. Sert. İğneleyici (konuşma). Ekşi.

Agitation : Endişe. Çalkantı. Daha düzgün bir açındırma sağlamak, yönsel açındırma etkisini önlemek amacıyla, açındırılmakta olan filmin yüzüne yakın yerdeki açındırmacın sallanması. Tahrik. Galeyan. Çalkalama. Karıştırma. Sıkıntı. Kışkırtıcılık. Madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Ached : Sancımak. Sancı. Ağrımak. Azap. Sızı. Acımak. Ağrı. Sızlamak.

Briny : Salamuralı. Çok tuzlu. Salamuraya ait.

Brackish water : Tuzlu su. Sert su. Tuzlumsu su. Coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tatlı su ile deniz suyu arasında kalan bir çeşit su tipi. Kuyu suyu. İçindeki minerallerin etkisiyle tadı sert olan kuyu veya kaynak suyu. tatlı su ve deniz sularının karışım alanındaki %o5-18 arasında tuzluluğu olan su. Tuzluluk derecesi bakımından deniz suyu ile tatlı su arasında kalan ve pek yararlanılamayan sular.

Agony : Agoni. Şiddetli acı. Kıvranma. İsa'nın son ıstırapları. Istırap. Şiddetli ıstırap. Can çekişme. Aşırı ıstırap. Sancı.

Brackish synonyms : acerb, pricey, salty, acrimonious, astringent, saline, pricy, afflictions, anguish, acid, ache, brinier, hard water, salted, agonies, saltish, hards, acrid, saltiest, saltier, salines, brinish, affliction, briniest, salt, saliferous.

Brackish zıt anlamlı kelimeler, Brackish kelime anlamı

Palatable : Makul. Tadı güzel. Yenilebilir. Lezettli. (yenir) yutulur. Yenebilir. Lezzetli. Makbul. Hoşa giden. Hoş.

Fresh : Taze. Işıl ışıl. Serin. Canlı. Giyilmemiş. Küstah. Temiz. Yeni olmuş. Zinde. Acemilik.

Brackish ingilizce tanımı, definition of Brackish

Brackish kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Saltish, or salt in a moderate degree, as water in saline soil.