Bring in through türkçesi Bring in through nedir

Bring in through ingilizcede ne demek, Bring in through nerede nasıl kullanılır?

Bring : Ayıltmak. Sebebiyet vermek. Kazandırmak. Razı etmek. İkna etmek. Belirtmek. Doğurmak. Vermek (ceza). Neden olmak. Kandırmak.

In : Mevsimi gelmiş. İçine. İçeri doğru yönelen. Da. Tutulan. İçeri. De. İçeriye. İktidardaki. Dahili.

Through : -den geçerek. Yolu ile. Aracılığıyla. İçinden. Baştan başa. Sürmek. Süresince. Yoluyla. Başından sonuna kadar. Kanalıyla.

Bring in through pipes : Borularla taşımak.

Bring in : Kazanç getirmek. İşi vermek. Hüküm vermek. Öne almak. Vermek. Tanıtmak. Suçluyu karakola getirmek. Kazanmak. Para getirmek. Sunmak.

Bring into a certain state : Belirli bir duruma getirmek.

Bring in a verdict of guilty : Suçlu bulmak. Suçlu olduğu kararına varmak.

Bring into a different state : Farklı bir duruma getirmek.

Bring into being : Kurmak. Meydana getirmek. Var etmek. Vücuda getirmek. Hayata geçirmek. Oluşturmak. Hayat vermek. Yaratmak.

Bring into action : Faaliyete sokmak. Harekete geçirmek. Hayata geçirmek.

İngilizce Bring in through Türkçe anlamı, Bring in through eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bring in through ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Carries : Başarmak. Bulundurmak. Sevketmek. Başarı kazanmak. Sağlamak. Çakmak. Yayımlamak. Üzerinde bulundurmak. Getirmek. Çekmek.

Bears : Götürmek. Gütmek (kin). Borsa fiyatlarını düşürmek. Sapmak. Dönmek. Yönelmek. Katlanmak. Duymak (sevgi). Çekmek. Sineye çekmek.

Carry : Ulaşmak. Elde etmek. Elde. Kaldırmak. Sağlamak. Çakmak. Geçirmek. Büyülemek.

Carted : At arabası ile taşımak. Çekçek. Yük arabası. Sebzeci arabası. El arabası. Araba ile taşımak. Götürmek. Atlı yük arabası. At arabası.

Cart : At arabası ile taşımak. Çekçek. El arabası. Götürmek. Sebzeci arabası. Araba ile taşımak. Araba. Atlı yük arabası. At arabası.

Bear : Üzerinde bulunmak. (ürün veya meyve) vermek. Bulundurmak. Değmek. Sahip olmak. Aklında olmak. Doğurmak. Getirmek. Götürmek. Dişini sıkmak.

Carry away : Kendinden geçirmek. Coşturmak. Ayartmak. Alıp götürmek. Aparmak. Heyecanlandırmak. Büyülemek. Götürmek. Sürüklemek.

Carried : Taşıyıcılık yapmak. Kaldırmak. (yapılan bir oylama sonucunda) kabul edildi veya edilmiştir!. Geçirmek. Yayımlamak. Götürmek. Nakletmek. Çekmek. Bulundurmak. Nakledilmiş.

Bring away : Alıp götürmek. Götürmek.

Carrying away : Ayartmak. Götürmek. Heyecanlandırmak. Coşturmak. Alıp götürmek.

Bring in through synonyms : bear away, beareth, carry over, coach, carts.