Bruising türkçesi Bruising nedir
- Yaralamak.
- Dövmek.
- Yaralanmak.
- Berelenmek.
- Hırpalamak.
- Vurmak.
- Berelemek.
- Zedelemek.
Bruising ingilizcede ne demek, Bruising nerede nasıl kullanılır?
Bruise : Berelemek. Ezik. Yaralanmak. Morartmak. Berelenmek. Çürütmek. Vurmak. Yaralamak. Zedelemek. Hırpalamak.
Bruised : Çürümüş. Çürüklü. Çürük (yara vb). Bereli. İncik.
Bruised sole : Ökçelerin alt kısmında koryum paryetis (canlı tırnağın ön ve yan kısımları) ve koryum zoleanın (canlı tırnağın taban kısmı) kontüzyonundan ileri gelen hemorajik yangı, blem. Ökçe eziği.
Bruiser : Kaba ve güçlü adam. Holigan. Zorba. Boksör.
Bruisers : Kaba ve güçlü adam. Boksör. Holigan.
Bruiting : Şayialar çıkarmak. Etrafa yaymak. Bruit. Üfürüm.
Bruit : Etrafa yaymak. Üfürüm. Şayialar çıkarmak. Haber yaymak.
Bruins : Ayı. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. Boz ayı.
Unbruised : Berelenmemiş. Zedelenmemiş. Zarar görmemiş. Yaralanmamış.
Bruit about : Yaymak (söylenti). Çıkarmak.
İngilizce Bruising Türkçe anlamı, Bruising eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bruising ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ill treat : Kötü davranmak. Fena muamele etme. Hor kullanmak.
Beat up : Tekme tokat girişmek. Çalkalamak. Döverek yaralamak. Hücum etmek. Saldırmak. Pataklamak. Toplamak (askeri terim). Çırpmak.
Maul : Tokmak. Yarmak. Ağaç tokmak. Pençe atarak yaralamak. Tırmalamak. Kaba davranmak. Çok hırpalamak.
Birches : Sopayla dövmek. Huş ağacı. Betula. Falaka sopası. Dökmek. Sopalamak. Değnekle vurmak. Huş. Kamçılamak.
Harm : Ziyan. Kötülük yapmak. Kötülük. Zarar. Hasar. Halel getirmek. Kötülük etmek. Zararı dokunmak. Zarar vermek.
Contusing : Çürütmek.
Attack : Tenis, futbol, eskrim, masa tenisi, voleybol alanlarında kullanılır. Kesin sonuç almak için tarafların kurduğu, oyunu karşı taraf alanına aktaran düzen. Tecavüz etmek. Tutulmak. Bir dürtüş ya da vuruşun gerçekleşebilmesi için, ileri doğru gelişen saldırı eylemlerinin her birine verilen genel ad. Hamle yapmak. Uğraşmak. Dil uzatmak. Yakalanmak.
Birch : Sopayla dövmek. Değnekle vurmak. Huş ağacı. Huş. Kamçılamak. Sopalamak. Falaka sopası. Betula.
Bring down : İndirmek. Yıkmak. Sürdürmek. Düşürmek. Değerini düşürmek. (yönetimi) düşürmek. Vurup indirmek. Azaltmak. Devirmek.
Bruising synonyms : be wounded, chafed, mauls, beetle, baste, be muffled, damage, beats, hit, injure, chafe, enchafe, enchafing, bruises, biffs, gashes, endamaging, birched, feeze, bung, be reflected, beat out, bang, mauling, harrow, biffing, get injured, injuring, do in, injures, biff, beating up, belabor.
Bruising zıt anlamlı kelimeler, Bruising kelime anlamı
Harmless : Kendi halinde. Suçsuz. Temiz kalpli. Zararı dokunmayan. Zararsız. Saf. Masum.
Forceless : Zayıf. Kuvvetsiz. Güçsüz.

Bu kısımda Bruising kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bruising ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bruising anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bruising ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.