Buruklaşmak nedir, Buruklaşmak ne demek

  • Buruk bir durum almak

"Buruklaşmak" ile ilgili cümleler

  • "Gülümseyişi de buruklaştı." - T. Buğra

Buruklaşmak anlamı, tanımı:

Buruk : Burulmuş olan. Uygun olmayan şartlar sonucu dönerek büyüyen ağacın kerestesi. Alınarak küskünlük gösteren, gücenmiş (kimse). Tadı kekre olan (meyve).

Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır.

Bir : Ancak, yalnız. Eş, aynı, bir boyda. Bir kez. Beraber. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Tek. Bu sayı kadar olan. Sadece. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Sayıların ilki. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Aynı, benzer.

Almak : Yolmak, koparmak. Erkek, kadınla evlenmek. Örtmek, koymak. Bürümek, sarmak, kaplamak. Sürükleyip götürmek. Satın almak. Göreve, işe başlatmak. Temizlemek. İçeri girmesini sağlamak. Yutmak, kullanmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Soldurmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Çalmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Kabul etmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Yer değiştirmek. Tat veya koku duymak. Kısaltmak, eksiltmek. Görevden, işten çekmek. İçine sığmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. Birlikte götürmek. Ele geçirmek, fethetmek. Başlamak. Gidermek, yok etmek. İçecek veya sigara içmek. Kazanmak, elde etmek. Kazanç sağlamak.