Buy it türkçesi Buy it nedir

Buy it ile ilgili cümleler

English: He did not buy it after all.
Turkish: Beklenin tersine onu almadı.

English: Did you buy it on the black market?
Turkish: Bunu karaborsadan mı aldın?

English: Do you want that? If so, I'll buy it for you.
Turkish: Onu istiyor musun? Eğer istiyorsan, onu senin için alacağım.

English: Ali decided not to buy it after he looked at the price tag.
Turkish: Ali fiyat etiketine baktıktan sonra onu almamaya karar verdi.

English: Did you buy it today or yesterday?
Turkish: Onu bugün mü yoksa dün mü aldın?

Buy it ingilizcede ne demek, Buy it nerede nasıl kullanılır?

Buy : İnanmak. Yutmak. Kabul etmek. Satın almak.

It : Ebe (oyunlarda). Onu. İtalyan. Cinsel ilişki. Şahsiyet. O. Cazibe. Bilişim. Ona. Ebe (oyunda).

Can i buy it on installment : Taksitle alabilir miyim.

Can i buy it tax free : Vergisiz alabilir miyim.

Did not buy it : Bir şeyi satın almayı seçmedi. Onu satın almadı.

Where can i buy it : Onu nereden satın alabilirim.

Buy a pig in a poke : Görmeden almak. Bir şeyi görmeden satın almak. Körü körüne satın almak. Körü körüne almak. Gözü kapalı satın almak. İyice kontrol etmeden satın almak. Körü körüne alışveriş etmek. Kandırılmak. Gözü kapalı almak.

 

İngilizce Buy it Türkçe anlamı, Buy it eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Buy it ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stranding : Karaya oturtmak. Karaya oturmak. Telini koparmak (kablo vb.). Geminin karaya oturması. Bükmek (ip vb.).

Belly up : Batmış. İflas etmiş. Ölmüş. İflas etmek. Batmak.

Come unstuck : Suya düşmek. Rezil olmak. Yüzü kızarmak. Ayrılmak. Kötü gitmek. Yanılmak. Düş kırıklığına uğramak. Başarısız olmak. Gevşemek.

Fall down : Düşmek. Eğilmek. Aşağıya düşmek. Çökmek. Kötü gitmek. Aşağı düşmek. Yıkılmak. Geri çevirmek. Başarısız olmak.

Go down the drain : Atılmak. Heba olmak. Boşa gitmek. Güme gitmek. Ziyan olmak.

Strand : Saç tutamı. Flesa. Zor durumda bırakmak. Halat bükümü. İplik. Yalı. Halatlarda lif demetleri. Kıyı. Karaya oturmak.

Pop off : Mortoyu çekmek. Zıbarmak. Tahtalıköyü boylamak. Aniden çekip gitmek. Kakırdamak. Kıkırdamak. Ortalığı birbirine katmak. Çekip gitmek.

Crap out : Defetmek. İşe yaramaz şeyleri çıkarmak. Gebermek. Bozulmak. Mortoyu çekmek.

Conking : Bayılmak. Başa vurulan darbe. Çalışmamak. Kıvırcık saçı kimyasal işlemlerle düzleştirmek. Burun. Dalmak. Tahtalıköyü boylamak. Bozulmak. Kafa.

Buy it synonyms : kick it, bombs, mire down, conks, flop, cash in, flopping, sustain a defeat, bomb, kick the bucket, go west, push up the daisies, go belly up, chokes, come a cropper, croaking, flops, hop the twig, peg out, bite the dust, croaks, lick the dust, get a beating, conk, choke, take a drubbing, conked, kick off, conk out, croaked, flopped, collapse, croak.