Buying rate türkçesi Buying rate nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Alış fiyatı.
  • Alış oranı.
  • Alış kuru.
  • Döviz işlemi yapan kurumların döviz satın almak için ulusal para cinsinden belirledikleri fiyat.
  • Alıcı kuru.

Buying rate ingilizcede ne demek, Buying rate nerede nasıl kullanılır?

Buying : Satın alma. Alma. Tecimsel olsun ya da olmasın bir nesneyi alıp verme işlemi. Satınalma gücü. Alış. Satın alış. Alışveriş. Alım.

Rate : Bölek. Saymak. Değer biçmek. Düzenleme, sıra yöntem, çeşit. Azarlamak. Nicel değişmelerin hızını dile getirmek üzere başvurulan ve bir nicel büyüklüğün z(...) ve z(...) zamanları arasında gösterdiği artış ya da azalışın ilk büyüklüğe bölünmesiyle elde edilen göreli ölçüm. Oran. Göreli hız. Fiyat belirlemek. Olarak görmek.

Exchange buying rate : Döviz alış kuru. Döviz işlemleri yapan kuruluşların döviz satın almak için önerdikleri fiyat.

Buying and selling : Alım satım yapma. Alışveriş. Alım satım.

Buying back : Geri satınalma.

Buying for account : Malı süreli olarak satın alma. Süreli satın alma.

İngilizce Buying rate Türkçe anlamı, Buying rate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Buying rate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

 

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Purchase price : Alım bedeli. Alım fiyatı. Alış bedeli. Alış değeri. Satın alınan mala ilişkin eder. Satınalma ederi. Satınalma fiyatı. Sipariş fiyat. Bir mal için alım karşılığı ödenen para ve üretim gereçleri ederi.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

 

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Buying price : Alım fiyatı. Satınalma fiyatı. Satın alma fiyatı.

Buying rate synonyms : ability rent, a group shares, a change in demand, abolition of forced labour convention, ability to pay principle, a type mutual funds, abnormal budget receipts, a shift in individual demand.