Cankery türkçesi Cankery nedir

  • Ülserli bir yarası olan.

Cankery ingilizcede ne demek, Cankery nerede nasıl kullanılır?

Canker flower : Gülgiller (rosaceae) familyasından, ülkemizde yaygın olarak bulunan, yapraklarını döken, beyaz ya da pembe çiçekli, dikenli, çalı şeklinde bir bitki. Kuşburnu.

Canker sore : Ağızda çıkan küçük yara. Ağızda bulunan küçük ülser. Aftöz ülser.

Canker : Bozucu etken. Çürütmek. Aft. Mahvolmak. Pamukçuğa yakalanmak. Çürümek. Pamukçuk oluşturmak. Yozlaştıran etmen. Buğdaypası. Mahvetmek.

Cankerberry : Yaban gülü çalısının meyveleri.

Cankered : Kötücül. Bozulmuş. Kötü huylu.

Cankerous : Çürütücü. Yer yer çürümekte olan. Pamukçuk gibi. Pamukçuğa neden olan. Ülserli. Çürüten. Yozlaştıran.

Cankerworm : Tırtıl türü. Tırtıl. Sıkıntı. Problem. Bela.

Can buoy : Koni biçiminde işaret şamandırası. Konik şamandra. Şamandıra.

Can be seen : Görülebilir.

Can afford to : Gücü yetebilmek. Kendine zaman ayırabilmek. Maddi açıdan parası yetmek.

İngilizce Cankery Türkçe anlamı, Cankery eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cankery ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lymphoma : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Lenfom. Ak kan uru. Lenfoyit doku kanseri. Lenfoma. Lenfoid dokudan gelişen herhangi bir tümör. kötücül lenfositlerin lenf yumrusu, dalak, karaciğer, kemik iliği gibi organlarda veya daha nadiren göz, deri veya sindirim kanalında çoğalması sonucu biçimlenen bir çeşit kötücül tümör, kötücül lenfom, lenfosarkom. sınıflandırılması baskın hücre tipine ve hücrelerin farklılaşma derecesine göre yapılır, kötücül lenfom, lenfosarkom. köpek ve kedilerde genellikle hiperkalsemiyle birlikte seyreder. Lenfositlerin neoplastik bozukluğu.

 

Bank clerk : Banka memuru.

Carcinoma : Karsinom. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kanser. Karsinoma. Epitel hücre kökenli herhangi bir kötücül tümör veya epitel hücre kanseri, hlk. seratan. meme bezi, bağırsak, dil, deri ve döl yatağı gibi organlardaki kötücül tümörlerin önemli bir bölümünü oluşturur. Kötücül ur. Ektoderm ya da endoderm kökenli epitellerde görülen tümör, kanser. Habis ur.

Sarcoma : Sarkoma. Eklem dokusu uru. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bağ dokuda gelişen kötü huylu tümör. Eklem uru. Sarkom. Mezoderm kökenli bağ dokusu kanserlerinin genel adı. örnek: fibrosarkoma (fibroblastlarda oluşan kanser), kondrosarkoma (kıkırdak doku kanseri), osteosarkoma (kemik kanseri). sarkoma. Kas, kemik, kıkırdak, kan damarı gibi bağ doku elemanlarından köken alan, hızlı gelişen ve genellikle lenf damarlarıyla metastaz yapan oldukça kötücül tümör, hlk. seratan.

Leukaemia : Lökemiya. Lökositleri ve kan yapan organları etkileyen, doğuştan ya da kanserden dolayı ortaya çıkan bir tür hastalık. Lösemi. Kan kanseri.

Malignant tumor : Kötücül tümör. Habis ur. Köken aldığı dokuya benzerliği az olan, çevre doku ve damarlara invazyon ve metastaz özelliğine sahip, hızlı ve infiltratif ve kontrolsüz büyüyen, kapsülsüz, mitotik indeksi yüksek hücrelerden oluşan tümör, kanser, habis tümör, malign tümör, hlk. seratan. Kötücül ur. Malign tümör. Habis tümör.

 

Cashier : Veznedar. Kovmak. Kasiyer. Kasa. Atmak. Vezneye giren ve çıkan paraların sayışımını, yazılımını yapan ve bunların sonucundan sorumlu tutulan kişi. (özellikle ordudan) ihraç etmek. Vezneci. Vezneci (bankada). Kasadar.

Financier : Sermayedar. Maliyeci. Finansçı. Yatırımcı. Banker. Paraya ilişkin işleri yöneten. anamal işlemleriyle uğraşan kişi. devletin para işleri örgütünde çalışan kişi. Finansör. Yatırım finansmanı uzmanı. Sermaye sahibi. Anamalcı.

Teller : Oy sayıcı. Veznedar. Banka veznedarı. Veznedar (bankada). Anlatan. Banka memuru. Gişe elemanı. Anlatıcı. Banko asistanı. Banka gişesindeki memur.

Leukemia : Lökemi. Lösemi. Kan ve lenfatik sistem dokularından köken alan kötücül tümör. akyuvarların ve onların öncü hücrelerinin kanda ve kemik iliğinde aşırı derecede üretimi sonucunda biçimlenir, neoplastik hücrelerin kemik iliğinde ve dolaşımda bulunmalarıyla lenfomdan ayrılır, lökemi. Beyaz kan hücrelerinde görülen kanserlerin genel adı; bir çeşit sarkoma. lökemiya. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kan kanseri.

Cankery synonyms : cancer of the blood, moneyman, malignant neoplasm, metastatic tumor, malignant neoplastic disease, leucaemia.

Cankery zıt anlamlı kelimeler, Cankery kelime anlamı

Achromatic : Renksemez. Renksiz. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Perdesi değişmeyen. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Akromatik. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Cankery ingilizce tanımı, definition of Cankery

Cankery kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Like a canker. Full of canker.