Canoe türkçesi Canoe nedir

  • Bot.
  • Kano.
  • Hafif sandal.
  • Kano ile gezmek.
  • Kano kullanmak.

Canoe ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary were paddling a canoe down the river the last time I saw them.
Turkish: Ali ve Mary onları son gördüğümde nehrin aşağısına doğru bir kanoda kürek çekiyorlardı.

English: Ali tied the canoe to the top of his car.
Turkish: Ali kanoyu arabasının üstüne bağladı.

English: Ali never goes out in his canoe alone.
Turkish: Ali asla tek başına kanosuyla dışarı çıkmaz.

English: Ali decided that we should put the canoe inside the house until the storm passed.
Turkish: Ali fırtına geçinceye kadar kanoyu evin içine koymamız gerektiğine karar verdi.

English: Ali and Mary paddled their canoe along the shoreline, looking of a place to camp.
Turkish: Ali ve Mary kamp yapacak bir yer arayarak sahil boyunca kanolarını kullandılar.

Canoe ingilizcede ne demek, Canoe nerede nasıl kullanılır?

Canoe society : Kayık derneği. Kıyı çukçilerinde dokuz kişiden kurulan, aralarından birinin başkanlığında ava çıkılan ve avlanan deniz ürünlerini aralarında paylaşan dernek.

Canoed : Kano kullanmak. Kano. Bot. Hafif sandal. Kano ile gezmek.

Canoeing : Kano gezintisi yapma. Kano ile seyahat etme faaliyeti.

Canoeist : Kano kullanan kimse. Kanocu.

 

Canoeists : Kanocu. Kano kullanan kimse.

Canoes : Kano ile gezmek. Kano. Kano kullanmak.

Canola oil : Kanola yağı. Kanola bitkisinin tohumlarından elde edilen yenebilir yağ.

Canola rapeseed cake : Kolza tohumu küspesi. Kolza küspesi.

Volcanoes : Volkan. Yanardağ.

Battle of tippecanoe : 1881 yılında günümüzde ohio olarak bilinen alanda amerikalı yerleşimcilerle amerikan yerlileri arasında gerçekleşen çarpışma (abd tarihi). Tippecanoe muharebesi.

İngilizce Canoe Türkçe anlamı, Canoe eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Canoe ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Runabouts : Küçük araba. Aylak. Tek kişilik otomobil. İşsiz. Küçük otomobil. İki kişilik araba. Küçük motorlu tekne.

Dinghy : Filika. Küçük bir tekne. Dingi. Genellikle gemilerin çektiği küçük sandal. Küçük sandal. Sandal. Patalya. Ufak gezinti sandalı. Kauçuk sandal.

Pirogue : Lousiana bataklıklarında yaşayan cajunların dizayn ettikleri düz tabanlı bir kayık türü.

Paddle : Suda oynamak. Kıça şaplak atmak. Kürekle kano kullanmak. Badi badi yürümek. Kürek çekmek. Kısa kürek. Çarkla hareket etmek. Ayaklarını suda oynatmak. Sendeleyerek yürümek (çocuk veya ihtiyar). Denetim kolu.

Kayaks : Kayık. Eskimo kanoları için eskiden kullanılan sözcük. Kürek teknesi. Eskimo kayığı. Eskimo balıkçı kayığı.

Boat : Çırnık. Kayık. Çeşitli boy ve biçimlerde, kürek, yelken veya motorla hareket eden balık avlamak için veya belirli ağılıkta yük taşımak için kullanılan güvertesin küçük tekne. Kayıkla gezmek. Küçük boyda tek ve yekpare direkli, üçgen biçiminde üç yelkeni bulunan ve 200 tona kadar kapasiteli yelkenli gemi. Gemi. Tekne. Sandalla gezmek. Kayıkla taşımak. Tekne (gemi veya vapur veya sandal veya yat gibi).

 

Opiums : Esrarkeş. Opyum. Afyon. Opium.

Kayak : Kürek teknesi. Kayık. Eskimo balıkçı kayığı. Eskimo kanoları için eskiden kullanılan sözcük. Eskimo kayığı.

Boot : Yolcu taşıyan araçlarda yolcu yükünün konduğu kapalı ya da açık bölüm. Ayak ile vurmak. Tekme atmak. Tekme. Sepetlemek. Tekmelemek. Kovmak. Potin. Bagaj.

Opium : Tiryak. Opyum. Haşhaş kapsüllerinin çizilmesinden sonra buradan sızan sıvının katılaştırılmasıyla elde edilen ve yapısında morfin, kodein, papaverin, noskapin vb. alkoloitleri içeren kahverenginde, mum kıvamında madde. Afyon. Esrarkeş.

Canoe synonyms : outrigger canoe, birch bark, birchbark canoe, dugout canoe, birchbark, canoed, runabout, small boat, dugout, buskins, boated, canoes, floatage, buskin, ankle boot, dinghies, welly.

Canoe ingilizce tanımı, definition of Canoe

Canoe kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To manage a canoe, or voyage in a canoe. A boat used by rude nations, formed of trunk of a tree, excavated, by cutting of burning, into a suitable shape. It is propelled by a paddle or paddles, or sometimes by sail, and has no rudder.