Kayaks türkçesi Kayaks nedir

  • Kürek teknesi.
  • Eskimo kanoları için eskiden kullanılan sözcük.
  • Kano.
  • Kayık.
  • Eskimo balıkçı kayığı.
  • Eskimo kayığı.

Kayaks ingilizcede ne demek, Kayaks nerede nasıl kullanılır?

Two seater kayak : İki kişilik kürek teknesi.

Kayak : Kano. Eskimo balıkçı kayığı. Kayık. Kürek teknesi. Eskimo kanoları için eskiden kullanılan sözcük. Eskimo kayığı.

Kayaker : Kanocu. Kano kullanan kimse.

Kayakers : Kano kullanan kimse. Kanocu.

Kay : Bir bayan adı. Bir soyadı.

Kayos : Vurmak. Çarpmak. Yere sermek. Şok etmek. Nakavt. Nakavt etmek. Afet. Darbe.

Kayser fleischer ring : Kayser fleischer halkası.

Kayo : Vurmak. Nakavt. Çarpmak. Darbe. Afet. Nakavt etmek. Yere sermek. Şok etmek.

Mackay : Avustralya'nın queensland eyaletinde şehir. Avustralya'da bir şehir. Bir soyadı. Idaho'da (abd) bir şehir. İdaho eyaletinde şehir.

Okayed : İzin. Okeylemek. Tamam. Kabul. Tasdiklemek. Olur vermek. He demek. Onay. Tasdik. Onaylamak.

İngilizce Kayaks Türkçe anlamı, Kayaks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kayaks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rowboat : Küçük sandal. Patalya. Kürekli bot. Sıra kürekli kayık. Sandal. Küreklerle ileri götürülen küçük tekne.

Rowboats : Sandal. Patalya. Küreklerle ileri götürülen küçük tekne. Küçük sandal. Sıra kürekli kayık. Kürekli bot.

 

Boat : Çeşitli boy ve biçimlerde, kürek, yelken veya motorla hareket eden balık avlamak için veya belirli ağılıkta yük taşımak için kullanılan güvertesin küçük tekne. Kayıkla gezmek. Sandal. Taka. Küçük boyda tek ve yekpare direkli, üçgen biçiminde üç yelkeni bulunan ve 200 tona kadar kapasiteli yelkenli gemi. Vapur. Gemi. Çırnık. Boyu 8-10 m, yük taşıma kapasitesi 5-6 ton olan, arkası düz, ortasında küçük bir ambarı bulunan balıkçılıkta ve yük taşımada kullanılan karadeniz bölgesine özgü bir tür kıyı teknesi.

Gliders : Elcik. Tekne. Kayakçı. Planör. Planör pilotu.

Bateau : Düztabanlı ırmak kayığı. Düz tabanlı ırmak kayığı.

Ferried : Karşı sahile taşımak. İşlemek. Vapurla geçmek. Feribotla taşımak. İki kıyı arasında araba ve insan taşıyan gemi. Bir araçla taşımak. Götürmek. Taşımak. Feribot.

Boatings : Sandal. Kayıkçılık. Botla dolaşma. Kayıkla gezme. Kayıkla taşıma. Tekne gezintisi. Kayıkla gezinti.

Kazakh : Kazakistanlı veya kazakistan'da ikamet eden kimse. Kazak dili. Kazakça. Kazakistan'da yaşayan göçebe müslüman halkın bir üyesi. Kazak.

Bateaux : Düztabanlı ırmak kayığı.

Turkic : Türkçe konuşan halklara ait. Türki. Türk dillerine ait. Asya'nın batısında ve avrupa'nın doğusunda konuşulan altay dillerinin türkçe ailesine ait (türkçe, azerice, türkmence, özbekçe, vb. kapsayan). Türkçe. Türk dillerinden birini konuşanlara ait. Türk. Türk dilleri.

Kayaks synonyms : turko tatar, boated, ferrying, caique, turki, canoe, glider, boating, ferry, canoes, turkic language, kaiak, canoed, kayak.