Bateaux türkçesi Bateaux nedir

  • Düztabanlı ırmak kayığı.
  • Kayık.

Bateaux ingilizcede ne demek, Bateaux nerede nasıl kullanılır?

Bateau bridge : Dubalı köprü. Yüzer köprü.

Bateau : Düz tabanlı ırmak kayığı. Düztabanlı ırmak kayığı. Kayık.

Debateable : Çekişmeli. Pazarlığa açık. Kuşkulu. Soruşturulabilir. Şüpheli. Tartışılabilir. Kuşku uyandıran.

Bate : İndirmek. Nefes tutmak. Öfke. Tutmak (nefes). Hiddet. Azaltmak. Nefes kesmek. Yoğunluğu azaltmak. Kuvveti kesilmek. Gazap.

Bated : Sınırlanmış. Kesilmiş (nefes). Tutulmuş.

Abatements : Zayiat. İndirilme. Fütur. Yürürlükten kaldırma. Azaltılma. Azalma. İptal. Hafifleme. İptal (hukuk terimi). İndirme.

Bates : Kesmek (nefes). Azaltmak. Tutmak (nefes). Kuvveti kesilmek.

Abatement of action : Davanın düşmesi. Davanın usulden düşmesi.

Abatement of claim : Bir iddaadan vazgeçme. İddaanın ortadan kalkması.

With bated breath : Soluk soluğa. Korkuyla. Müşkilatla. Soluğunu tutarak. Nefesini tutarak. Soluğu kesilerek. Nefesi kesilerek. Nefes nefese. Endişeyle.

İngilizce Bateaux Türkçe anlamı, Bateaux eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bateaux ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ferried : İşlemek. Bir araçla taşımak. Vapurla geçmek. Taşımak. Karşı sahile taşımak. Götürmek. Feribotla taşımak. Feribot. İki kıyı arasında araba ve insan taşıyan gemi.

 

Boat : Kayıkla gezmek. Boyu 8-10 m, yük taşıma kapasitesi 5-6 ton olan, arkası düz, ortasında küçük bir ambarı bulunan balıkçılıkta ve yük taşımada kullanılan karadeniz bölgesine özgü bir tür kıyı teknesi. Tekne. Bot. Gemi. Kayıkla taşımak. Çırnık. Vapur. Sandal. Taka.

Kayak : Kano. Eskimo kayığı. Eskimo balıkçı kayığı. Kürek teknesi. Eskimo kanoları için eskiden kullanılan sözcük.

Gliders : Kayakçı. Planör pilotu. Planör. Elcik. Tekne.

Cake : Pasta. Kalıplaşmış. Katılaşmak. Yağlı tohumların veya meyvelerin hidrolik pres, devamlı pres, solvent özütleme yöntemi gibi usullerle yağı alındıktan sonra geriye kalan proteince zengin ürün. Kalıplaşmak. Çörek. Parça. Kek. Kaplamak. Kabuk bağlamak.

Boated : Tekne (gemi veya vapur veya sandal veya yat gibi). Gemi. Sandal. Kayıkla gezmek. Vapur. Bot. Kayıkla taşımak. Sandalla gezmek. Tekne.

Ferrying : Feribotla taşımak. Götürmek. Taşımak. Bir araçla taşımak. İki kıyı arasında araba ve insan taşıyan gemi. Vapurla geçmek. Karşı sahile taşımak. Feribot. İşlemek.

Caique : Sandal. Boğaziçinde kullanılan motorsuz kayıklara yabancıların verdiği isim.

Rowboats : Küçük sandal. Sıra kürekli kayık. Kürekli bot. Sandal. Küreklerle ileri götürülen küçük tekne. Patalya.

Glider : Kayakçı. Elcik. Planör. Tekne. Planör pilotu.

Bateaux synonyms : kayaks, rowboat, boating, ferry, bateau, boatings.