Canoodle türkçesi Canoodle nedir

Canoodle ingilizcede ne demek, Canoodle nerede nasıl kullanılır?

Canoodling : Kucaklamak. Yiyişmek. Bağrına basmak. Okşamak. Sarılmak.

Canoe : Kano ile gezmek. Kano. Kano kullanmak. Bot. Hafif sandal.

Canoe society : Kayık derneği. Kıyı çukçilerinde dokuz kişiden kurulan, aralarından birinin başkanlığında ava çıkılan ve avlanan deniz ürünlerini aralarında paylaşan dernek.

Canoed : Kano kullanmak. Kano ile gezmek. Bot. Kano. Hafif sandal.

Canoeing : Kano ile seyahat etme faaliyeti. Kano gezintisi yapma.

Canola oil : Kanola bitkisinin tohumlarından elde edilen yenebilir yağ. Kanola yağı.

Canon law : Katolik kilise hukuku. Şeri kanun. Kilise kanunu. Ahkam ı diniye. Fıkıh. Kanun. Kilise hukuku.

Canola meal : Kolza tohumundan özütleme veya ekspeller yolu ile yağın alınmasıyla geriye kalan protein bakımdan zengin yem, kolza tohumu küspesi. Kanola küspesi. Kanola tohumlarından yağın alınmasıyla elde edilen, kanatlılar için 2100 kcal/kg, geviş getiren hayvanlar için 2500 kcal/kg metabolik enerji değeri olan, proteince zengin yem. Kolza küspesi.

Canoeist : Kano kullanan kimse. Kanocu.

Canonic : Doğal. Hristiyan kilisesi kuralları ile alakalı. Kanonik. Kanuni. Yasal. Genel biçim. Kilise kanunlarına göre belirlenen.

 

İngilizce Canoodle Türkçe anlamı, Canoodle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Canoodle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dandling : Zıplatmak. Sevmek. Hoplatmak. Çocuğu hoplatmak. Hoppala yaptırmak. Şımartmak. Oynatmak.

Bosom : Gizlemek. Samimi. Çok yakın. Bağır. Saklamak. Orta. Yakın. Sine. Göğüs.

Pet : Yararcı amaçlar dışında zevk, arkadaşlık, dostluk vb. amaçlarla sahiplenilen evcil hayvan. Evcil. Oynaşmak. Evde beslenen hayvan. Sevmek. Kıymetli. Evcil hayvan. El üstünde tutmak.

Cherish : Şefkat göstermek. Hatırasında yaşatmak. Gütmek. Aziz tutmak. Sevgi ile muamele etmek. Sevgiyle anmak. Değer vermek. Kuşsütü ile beslemek. Beslemek.

Clasp : Kavramak. Tutmak. Tutturmak. El sıkışmak. Sarmak. Kopçalamak. Kavrama. Sıkıca tutmak. Sıkı sıkı tutma. Bağlamak.

Clinch : Boks birbirine sarılmak. Sarılma. Kucaklaşma. Çözümlemek. Yapışma. Yapışmak. Halletmek. Sıkıştırmak. Perçinlemek.

Clasping : El ele tutuşmak. Tutturmak. Bağlamak. Sıkıca tutmak. Toka ile tutturmak. Sımsıkı tutmak. Kenetlenmek. Tokalamak. Tutmak.

Clip : Hile yapmak. Mandallamak. Perdeyi tutan mandal. Halat kenedi. Klipslemek. Koşmak. Tutucu. Bilgisayar, madencilik, tiyatro alanlarında kullanılır. Uçlarını kesmek.

Dandles : Hoppala yaptırmak. Zıplatmak. Hoplatmak. Şımartmak. Sevmek. Çocuğu hoplatmak. Oynatmak.

Canoodle synonyms : cannodle, fondle, be wrapped, fondled, embraced, dandled, cling, cuddles, bosoms, neck, cherishes, welcome, clipped, bosoming, clips, cherishing, flatters, enfolds, feel up, flatter, cuddled, caressed, fondles, dandle, nestled, be surrounded, caresses, embrace, cuddle, nestles, arm, clasps, clinches.