Capital saving technological change türkçesi Capital saving technological change nedir
- Faktör fiyat oranları sabitken, emeğin verimliliğini sermayenin verimliliğine göre daha çok artırdığı için, sermaye yerine emek kullanımını özendiren teknolojik gelişme.
- İktisat alanında kullanılır.
- Sermaye tasarruf edici teknolojik gelişme.
Capital saving technological change ingilizcede ne demek, Capital saving technological change nerede nasıl kullanılır?
Capital : Üretim olaylarına dayanak olan para. Önemli. Mühim. Kar. Cezası ölüm olan. Baş. Önde gelen. Ana. Ciddi. Sermaye ile ilgili.
Saving : Kurtarıcı. Koruma. Kazanç. Durumu kurtaran. Durumu idare eden. Kurtarma. Birikim. Biriktirme. Kısıtlayıcı. Tasarruf.
Technological : Teknolojik. Uygulayımsal.
Change : Aktarmak. Yer değiştirme. Değişmek. Dönüşmek. Üzerini değişmek. Değişime uğratmak. Bozmak. Tebdil etmek. Değişim. Para bütünlemek.
Labour saving technological change : Faktör fiyat oranları sabitken, sermayenin verimliliğini emeğin verimliliğine göre daha çok artırdığı için, emek yerine sermayenin kullanımını özendiren teknolojik gelişme. Emek tasarruf edici teknolojik gelişme.
Embodied technological change : Yeni makine ve donatım yatırımı biçiminde ortaya çıkan teknik bilgi ilerlemesi. krş. içerilmemiş teknolojik gelişme. İçerilmiş teknolojik gelişme.
Disembodied technological change : Yatırım malına bağlı olmayan teknolojik yenilik. Sermaye mallarında ve emekte herhangi bir nicelik değişmesine yol açmaksızın niteliği değişmiş gibi üretim artışlarına yol açan, dışsal teknolojik gelişme. krş. içerilmiş teknolojik gelişme, gökten inen nur, solow büyüme modeli. İçerilmemiş teknolojik gelişme. Üretim girdilerinin etkisini artıran teknolojik değişiklik veya gelişme.
Hicks neutral technological change : Hicks yansız teknolojik gelişme. Teknolojik gelişme sonrasında sermaye ile emek faktörünün verimliliklerinin aynı oranda artış göstermesi nedeniyle üretimde kullanılan sermaye/emek oranının sabit kalmasına, dolayısıyla sermaye ve emek faktörünün gayrisafi yurtiçi hasıladan aldıkları payın değişmeden sürmesine yol açan teknolojik gelişme.
Induced technological change : Uyarılmış teknolojik gelişme. Faktör fiyatlarının değişmesine bağlı olarak teknolojinin fiyatı artan faktörden tasarruf edecek biçimde gelişme göstermesi.
İngilizce Capital saving technological change Türkçe anlamı, Capital saving technological change eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Capital saving technological change ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.
A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.
A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Capital saving technological change synonyms : a group shares, a shift in individual demand, ability to pay approach, a shift in supply, ability rent, a change in individual demand.

Bu kısımda Capital saving technological change kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Capital saving technological change ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Capital saving technological change anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Capital saving technological change ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.