Cast iron türkçesi Cast iron nedir

  • Sağlam.
  • Font.
  • Dayanıklı.
  • Kimya, madencilik alanlarında kullanılır.
  • Sert.
  • Yüksek fırında kömür ve kireçtaşıyla indirgenmiş demir cevherinden ayrılan, % 2,5-4,5 karbon ve daha az kükürt, fosfor ve silisyumlu, kırılgan demir-karbon alaşımı.
  • Şiddetli.
  • Pik demir.
  • Pik.
  • Döküm demir.
  • Pikten yapılmış.
  • Dökme demir.

Cast iron ile ilgili cümleler

English: Tom has a cast iron stomach. He can eat just about anything.
Turkish: Tom'un sağlam bir midesi var. İstediği şeyi yiyebiliyor.

English: Cast iron is an alloy of iron and carbon.
Turkish: Dökme demir, bir demir ve karbon alaşımıdır.

Cast iron ingilizcede ne demek, Cast iron nerede nasıl kullanılır?

Cast : Rol dağıtmak. Bir oyun çalışmaya başlanmadan önce, oyun kişilerini oynayacak sanatçıları saptamak. Rol dağılımı. Bir oyunda canlandırılacak ya da gösterilecek kişilerin hangi oyuncular tarafından oynanacağını gösterme işlemi.

Iron : Zincire vurmak. Sıkı. Demirden yapılmış. Demir (simgesi fe). Sapasağlam. Ütülemek. Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Güçlü. Sağlamlık, dayanıklılık gibi özelliklerinden dolayı çoğu halk inanmalarında ve büyüsel işlemlerde kullanılan maden. Demir.

Cast iron column : Dökme demir kolon.

Cast iron electrode : Dökme demir elektrot.

 

Cast iron pipe : Pik boru. Font boru. Dökme demir boru. Kır dökümden yapılan boru.

Acicular cast iron : İğnemsi dökme demir. İğne biçimli dökme demir.

Alloy cast iron : Alaşımlı dökme demir. Dökme demir alaşımı.

İngilizce Cast iron Türkçe anlamı, Cast iron eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cast iron ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blustering : Gürültücü. Tehditle. Şamatacı. Taşkın. Rüzgarlı. Sert (esme). Yüksek ve haşin bir şekilde esme. Sert bir şekilde esme (blustering winds {sert rüzgarlar} gibi). Tehdit etmek.

Pig : Boru içi temizleme topu. Hınzır. Ahır gibi yerde yaşamak. Ham demir. Pislik içinde yaşamak. Açgözlü tip. Kütük. Yavrulamak (domuz). Domuz.

Acutes : Keskin. Açıkgöz. Güçlü. Dar. Aşırı. Ağır. Akut. Sivri. Zeki.

Acrimonious : Acı. Ters. Hırçın. Haşin. Huysuz.

Bitter : Üzücü. Bitter (çikolata). Acılık. Keskin. Keskinlik. Acı (tat). Acı. Barut gibi.

Astringent : Sindirim kanalı yoluyla meydana gelen zehirlenmelerde mukozayı büzüştürmek amacıyla kullanılan tanen vb. maddeler. Kanamayı kesici. Kanamayı durduran ilaç. Astrenjan. Haşin. Kan durdurucu. Lokal olarak doku ve damarları büzen ilaç. Sıkıştırıcı.

Aspirated : Soluklu okuma ile telaffuz edilen. Soluklu. Nefes vererek “h” harfi ile telaffuz edilen (konuşma sesi ile ilgili).

Bitterer : Yakıcı. Keskin. İliklere işleyen. Acı (tat). Barut gibi. Acılık. Keskinlik. Acılı.

Dyed in grain : Solmaz. Rengi atmaz. Damarına işleyen boya ile boyanmış.

Biting : Alaylı. Zalim. İğneleyici. Acı. Keskin. Dokunaklı. İğneli. Sokma. Acı verici.

Cast iron synonyms : fastest, topsails, founts, gray iron, boisterous, chigger, as right as a trivet, austerest, consolidated, spades, doughty, calculable, gaff topsail, gritty, fastened, bankable, acerb, forbearing, diuturnal, chiggers, astringents, entrenched, acerbic, bittering, fount, for hard wear, air tight, firmest, grittiest, adamant, achillean, acrid, acuter.