Caudatus türkçesi Caudatus nedir

  • Kuyruksu, kuyruk gibi.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Kaudatus.
  • Kuyruklu.

Caudatus ingilizcede ne demek, Caudatus nerede nasıl kullanılır?

Caudata : Kuyruklular. Semender ve su keleri de dahil kuyruklu yüzergezerler grubu (biyoloji terimi).

Caudate : Kuyruklu.

Caudated : Kuyruğu olan. Kuyruklu.

Caudation : Kuyruğu olma durumu (bir kuyruğa sahip olma).

Caudatom : Kuyruk kesen. Kuyruğu kesilecek atların iki kuyruk omuru arasına yerleştirilerek kullanılan aygıt.

Cauda equina neuritis : At kuyruğu nöritisi. Kauda ekuina nöritisi. At kuyruğu olarak bilinen bel ve sağrı bölgesindeki sinir köklerinin irinsiz yangısı sonucu kuyruğun, anüs büzgenlerinin, idrar torbasının felci ve arka bacaklarda eş güdüm bozukluklarıyla belirgin, atlarda görülen, immün aracılı bir hastalık, atların polinöritisi, kauda ekuina nöritisi.

Cauda epididymidis : Kauda epididimidis. Epididimisin kuyruğu.

Caudad : Kuyruğa veya arkaya doğru (zooloji, anatomi).

Cauda equine syndrome : Kauda ekuina sendromu. Köpeklerde sakrum bölgesinde omurilik veya bu bölgeden çıkan sinir köklerinin görev bozukluğu sonucu oluşan ve hareketi, idrar ve dışkı yapma, arka bacaklarla ilgili duyuları kontrol eden sinirlerdeki lezyonlara bağlı olarak bu sistemlerde bozukluk oluşturan bir sendrom.

 

Cauda equina : Omuriliğin conus medullaris'i, filum terminale ve bunun her iki yanında arkaya uzanan lumbal ve sakral sinir kökleri hep birlikte at kuyruğuna benzediği için bu ad verilmiştir, kauda ekuina. At kuyruğu. Kauda ekuina.

İngilizce Caudatus Türkçe anlamı, Caudatus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Caudatus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Caudally : Kaudal. Kuyruklu olarak. Kuyrukla ilgili olarak.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Caucasus mountains : Kafkasya dağları. Kafkaslar. Kafkas dağları. Güneybatı rusya'da karadeniz ile hazar denizi arasında bulunan dağlar grubu.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Caucasia : Kafkasya.

Abaxial : Aks kemiği dışında. Abaksiyal. Eksenden uzak. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksen dışı. Eksendışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi).

Abdomen : Batın. Karın (böcek gövdesinde). Abdomen. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Karnın altı. Karın.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Taillike : Kuyruğa benzer.

Caudatus synonyms : tail shaped, scissor tailed, stiff tailed, square tailed, scaly tailed, abdominal pain, caudate, abamectin, short tailed, bobtailed, abdominal fat necrosis, a crochordon, swallow tailed, tailed, abdominal palpation, caudal, abdominal distention, a amplitude mod, abdominal ovariectomy, a band, caudated, abattoir, bobtail.

 

Caudatus zıt anlamlı kelimeler, Caudatus kelime anlamı

Acaudate : Kuyruksuz. Kuyruğu olmayan.

Compound : Bileşik. Birleşik. Bir bileşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bileştirme sürecinin ürünü. Belirli öğeciksel yapıda, hep eş türde özdeciklerden oluşan kimyasal özdek. Kimyasal tepkimeler sonucu iki ya da daha çok öğeden oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren özdek. Birkaç elementden yapılmış madde. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Çeşitli öğelerin belirli oranlarda birleşmesiyle oluşmuş (özdek).