Cebire nedir, Cebire ne demek
Cebire; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
- Kırık ve çıkık kemikleri yerinde tutmak için kullanılan tahta, mukavva veya tenekeden yapılmış, üzeri sargıyla kaplanan levha, süyek, koaptör

- Rayları iki ucundan birbirine bağlamak için kullanılan delikli metal çubuk.
Cebire tanımı, anlamı:
Cebir : Zor, zorlayış. Artı ve eksi gerçek sayılarla, bunların yerini tutan harfler yardımıyla nicelikler arasında genel bağlantılar kuran matematik kolu.
Kırık : Bir şeyin kırılan yeri. Fay. Melez. Kırılmış bir şeyden ayrılan parça. Kemiğin bir etki ile kırılması. Kırıntı. Saf renkten hafif uzaklaşmış. Kadının veya erkeğin yasalara ve törelere aykırı olarak ilişki kurduğu erkek veya kadın. Gücenmiş, üzgün. Tam nota göre düşük olan (not). Tavla oyununda oyun dışı bırakılan pul. Kırılmış olan.
Çıkık : Bir kemik veya organın yerinden çıkmış olması. Çıkıntısı olan. Yerinden çıkmış (kemik veya organ).
Kemik : Bu sert organdan yapılmış. İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı.
Tutmak : Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Sarmak, bürümek. Alacağa veya vereceğe saymak. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Hizmetine almak veya kiralamak. Sunmak. Ele geçirmek, yakalamak. Avlamak. Bağlamak. Bırakmamak. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Elde bulundurmak, ele almak. Varsaymak, farz etmek. Sürmek, zaman almak. Uğramak. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Yaklaştırmak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Ulaşmak, varmak. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Bir yerde kalmasını sağlamak. Bir kimsenin yerini almak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Herhangi bir durumda bulundurmak. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Başlamak. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. Hedef olarak almak. İşgal etmek. Biriktirmek, tasarruf etmek. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Kullanmak. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Beklenen sonucu vermek. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Denetimi ve yetkisi altına almak. Bir şey düşünmek. İzlemek. Kaplamak. Benimsemek, beğenmek. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Kapatmak, sarmak. İş görebilmek.
Tahta : Bu ağaçtan yapılmış. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer. Kara tahta. Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası.
Mukavva : Kalın karton.
Teneke : Bu kabın aldığı miktarda olan. Yumuşak çelikten yapılmış üzeri kalay kaplı ince sac. Bu sacdan yapılan, yaklaşık yirmi litre hacmindeki kap. Bu sacdan yapılmış.
Diğer dillerde Cebire anlamı nedir?
İngilizce'de Cebire ne demek? : n. splint, thin piece of wood or other material used to immobilize a broken bone while it is healing
Almanca'da Cebire : n. Schiene
Rusça'da Cebire : n. лубок (M)

Bu kısımda Cebire nedir? Cebire ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Cebire tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Cebire hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.