Cellars türkçesi Cellars nedir

  • Mahzen.
  • Şarap stoğu.
  • Kiler.
  • Bodrum kat.
  • Şarap mahzeni.
  • Şarap stoku.
  • Bodrum.
  • İçki mahzeni.
  • Kav.
  • Bodrum yer.

Cellars ingilizcede ne demek, Cellars nerede nasıl kullanılır?

Saltcellars : Tuzluk. Tuzluk (kapağı deliksiz). Tuz silkeleyici. Küçük tuz kabı. Tuz karıştırıcı.

Coal cellar : Kömürlük.

Cyclone cellar : Siklon sığınağı. Kasırga sığınağı.

Salt cellar : Tuzluk.

Wine cellar : Kav odası. Şarapların tutulduğu yer altı odası. Şarap bodrumu. Şarap kavı. Şarap mahzeni.

Cellared wine : Yıllanması için şarap mahzeninde depolanan şarap.

Cellaret : Şarap şişelerini depolama dolabı. İçki dolabı.

Cellared : Bir kilerde depolanan.

Cellar : İçki mahzeni. Kiler. Bodrum kat. Şarap stoku. Bodrum. Bodrum yer. Alt sahne. Şarap stoğu. Şarap mahzeni. Kav.

Cellarman : Bir otel veya restoranda alkollü içecekleri sunmaktan sorumlu kimse. Bir yeraltı mahzenindeki malzemelerin envanterini yapmaktan sorumlu kimse.

İngilizce Cellars Türkçe anlamı, Cellars eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cellars ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pick up : Radyoda duymak. Telefonu açmak. İyileşmek. Toplamak. Arabaya almak. Toparlamak. Kafası almak. Almak. Tutuklamak. Elde etmek.

Pantry : Büfe. Mutfakçık. Ofis.

 

Butteries : Tereyağı gibi. Fazlasıyla yapmacık. Tereyağlı. Aşırı yapmacık. Kantin (üniversite terimi). Yağcı. Kantin (üniversite). Kolpa.

Bodegas : Küçük gıda dükkanı. İspanyolca konuşulan ülkelerde şarap dükkanı. Şarap dükkanı. Küçük bakkal. Şarap bodrumu. Özellikle ispanyolca konuşulan ülkelerde hizmet veren şarap ve meyve-sebze satan dükkan. Şarküteri.

Cellarage : Kiler vergini. Mahzenlik yer. Mahzen kirası. Depo.

Seize : Tutukluk yapmak. Anlamak. Kişinin iyeliği altında bulunan taşınır ve taşınmaz mallarını elinden alma. Ele geçirmek. Zorla almak. Zapt etmek. Ensesine yapışmak. Yakalamak. Zaptetmek. Kaçırmamak.

Nab : Yakalamak. Tutmak. Enselemek. Kapmak. Birini yanlış bir şey yaparken yakalamak.

Granaries : Silo. Zahire ambarı. Ambar. Tahıl ambarı. Hububat ambarı.

Granary : Hububat ambarı. Zahire ambarı. Çok tahıl yetişen bölge. Tahıl ambarı. Silo. Ambar.

Office : Atölye. Devlet dairesi. Ofis. Ambar. Hizmet. Çalışma yeri (ofis). Bilgisayar, hukuk, iktisat alanlarında kullanılır. Makam. Ajans. Yazıhane.

Cellars synonyms : prehend, crypts, pantries, repositories, butleries, storehouse, basement, still room, vault, storehouses, clutch, spunk, hypogeum, larders, spunks, story, wine cellar, ambry, larder, cellar, cop, touchtype, storage bin, touchwood, tinders, tinderboxes, lodge, bodega, cisterns, punky, basements, tinder, punk.

Cellars zıt anlamlı kelimeler, Cellars kelime anlamı

Upper class : Kaymak tabaka. Üst sınıf. Sosyoekonomik üstünlüğü olan sınıf. Yüksek sınıf. Yüksek tabaka. Zenginler sınıfı. Üst tabaka.

Middle class : Orta direk. Orta sınıftan olan. Orta tabaka halk. Orta tabaka. Orta halli. Orta sınıf. Burjuva.