Ceptus türkçesi Ceptus nedir

Ceptus ingilizcede ne demek, Ceptus nerede nasıl kullanılır?

Conceptus : Cenin. Gelişen implante olmuş embriyo. Konseptus. Gelişen implante olmuş embriyoyu tanımlamak için kullanılan bir terim. Konseptüs.

Conceptual : Kavramsal. Anlayan. Konseptüal. Zihinde beliren fikir ve düşüncelerle ilgili. Kavrayan.

Conceptual clarity : Bir tasarım, araç ya da çözümlemede kullanılan kavramların herkes için ortak bir tanımının bulunması. Kavramsal açıklık.

Conceptual construct : Kavramsal kuruluş. Görgül bilgilerden yola çıkarak bu bilgilerin içerdiği, ancak gözlemsel karşılığı bulunmayan bilgilere ulaşmayı sağlayan kavramsal çıkarım.

Conceptual modelling : Kavramsal modelleme.

Conceptualising : Tasarlamak. Tasavvur emek. Kavramsallaştırmak. Gözlemlerini kavram ile açıklamak (ayrıca conceptualize). Hayal etmek. Kavramsallaştırma. Kafasında canlandırmak.

Conceptualisation : Kavramlaştırma. Kavramsallaştırma. Ayrıntılı kavram (ayrıca conceptualization). Kavram oluşturma süreci. Kavramsal yorumlama.

Conceptualise : Kafasında canlandırmak. Hayal etmek. Gözlemlerini kavram ile açıklamak (ayrıca conceptualize). Kavramsallaştırmak. Tasavvur emek. Canlandırmak. Tasarlamak.

Conceptualists : Kavramcılık destekçisi (gerçeğin zihinsel kavramlara dayalı olduğunu belirten felsefi teori). Kavramsalcı.

 

Conceptualistic : Kavramcılık ile ilgili (gerçeğin zihinsel kavramlara dayalı olduğunu belirten felsefi teori). Kavramcılığa ilişkin.

İngilizce Ceptus Türkçe anlamı, Ceptus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ceptus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adoption : Bir kimseye, öz çocuğuna verdiği hakkı verme, onun bakımını ve yetiştirilmesini üstüne alma. Edinme. Benimseyiş. Nüfusuna geçirme. Kabullenme. Kabul. Evlat edinme. Benimseme. Uygulama rejimi. Kabul etme.

Excision : Bedenden kesip çıkarma. Kesip çıkarmak. Bir doku veya organdan kesip parça çıkarma, eksize etmek, eksizyon. Eksize etme. Eksizyon. Kesip çıkarmak, eksizyon. Kesip çıkarma. Alınan şey.

Numeration : Hesap etme. Sayıtlama. Sayılama. Sayılarla belirtme. Numara okuma yöntemi. Sayı gösterimi. Bir sayılar dizgesinde, bir sayının gösterimi. Nesnelere sayılar verme ya da nicelikleri sayıyla gösterme. Numara koyma.

Partition : İnce duvar. Bölüntü. Bölme. Bölümlemek. Kısım. Bölünme. Duvar ile bölmek. Bölüntülemek. Bölmek. Bölüm.

Extraction : Ekstraksiyon. Çıkarma. Nesil. Bir karışım içindeki bileşenlerden istenen bir tanesini uygun bir çözücü içinde çözündürerek bulunduğu ortamdan ayırma işlemi. Çekip çıkarma, çıkarma, özütleme. yem maddesindeki yağın organik çözücüler yardımıyla çıkarılması. Kare kök alma. Maden çıkarma. Madeni yeraltından yeryüzüne çıkarma eylemi; maden işleyiminin başlıca evresi. Biyoloji, coğrafya, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Acceptance : Bir poliçenin, adına çekilen kişi tarafından imzalanarak, borcun ödeneceğinin onaylanması. bir bankanın kendi üzerine çekilen poliçeye "kabul edilmiştir" şerhini koyması. Üstlenme. Olurlama. İttihaz. Bir alan araştırmasında bilgi almak üzere başvurulan kişilerin araştırma amaçlarını benimseyerek araştırıcıyla işbirliği yapmaları durumu. Kabul etme. Onama. Kabul. Kabul edilme. Onaylama.

Extractions : Köken. İhraç. Nesil. Soy. Kare kök alma. (diş) çekme. Öz. Sülale. Sıvıdan özütleme.

Attachment : İliştirme. Muhabbet. Haciz. Takma. Katma. El koyma (zorödetim). Alıkoyma. Alaka. Bağlama. Dostluk.

Count : Önemseme. Sayma. Varsaymak. Hesap. Değeri olmak. Kapsamak. Sayısını bulmak. Dava maddesi. Göz önünde tutmak. Sayı.

Tally : Hesap. Sayı. Vira etmek. Uydurmak. Skor. Çetelesini tutmak. Etiket. Saymak. Sayıların yazıldığı kağıt. Çetele kağıdı.

Ceptus synonyms : nosecount, nose count, reckoning, excisions, excerption, excerpting, enumeration, acquisition, imbibition, adoptions, abstractions, counting, acceptances, nasal septum, buying.