Channels türkçesi Channels nedir

  • Boru boşluğundan.
  • Kanal açmak.
  • Kanala dökmek.
  • Kanallar.
  • Maceraya sevketmek.
  • Emir ve komuta kanalı.

Channels ile ilgili cümleler

English: Ali grabbed the remote control from Mary and changed channels.
Turkish: Ali Mary'den uzaktan kumandayı aldı ve kanalları değiştirdi.

English: Ali picked up the remote and started flipping through channels.
Turkish: Ali uzaktan kumandayı aldı ve kanallara göz atmaya başladı.

English: Ali flipped through the channels.
Turkish: Ali kanallara göz attı.

English: If three workers dig two channels in four days, in how many days will six workers dig four channels?
Turkish: Eğer üç işçi dört günde iki kanal kazarsa altı işçi dört kanalı kaç günde kazar?

English: Ali changes channels during commercials.
Turkish: Ali reklamlar sırasında kanalları değiştirir.

Channels ingilizcede ne demek, Channels nerede nasıl kullanılır?

Channels of communication : Üzerinden mesajlar yayınlanan yollar. İletişim yolları. İletişim kanalları.

Channels of movement : Devinim yollan. İnsanların ve malların bir yerden bir başka yere taşınmasını sağlayan toplama ve dağıtma yolları.

Channels of trade : Ticari yöntemler.

Abreaction channels : Bir işletmede, işçilerin kıvançsızlıklarını giderme amacı ile yapılan işler. Kıvandırma işleri.

 

Alpha channels : Alfa kanalları.

Formal channels : Kabul edilmiş prosedür. Resmi kanallar. Yetkili kuruluşlar.

No channels : Kanal yok.

Television channels : Televizyon kanalı.

Diplomatic channels : Diplomatik yollar.

Financing channels : Parasal kaynak. Bir işletme için para kazanma yolları. Fonlama kanalları.

İngilizce Channels Türkçe anlamı, Channels eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Channels ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Canalized : Kanalize etmek. Kanal haline getirmek. Kanalize. Yönlendirmek.

Canalizes : Kanal yapmak. Bir yöne akıtmak. (bir yöne) kanalize etmek. Kanal haline getirmek. Suyu bir yöne akıtmak. Yöneltmek. Yönlendirmek. Bir başka yöne yönelmek. Kanalize olmak.

Channeled : Kanalize edilmiş. Oluklu.

The channel : Manş denizi. Yöneltmek. Kanal. Bağlantı. Maceraya sevk etmek. Yönlendirmek. Hat. Nehir yatağı.

Channeling : Kanal oluşumu. Kanallama. Yönlendirme. Kanal olma. Kanal açılması. Oluklanım. Kanallaşma.

Channelize : Kanalize etmek. Odaklanmak (ayrıca 'channelise'). Yöneltmek.

Channelizes : Odaklanmak (ayrıca 'channelise'). Yöneltmek.

Channelling : Arna açma. Kanal açılması. Kanal oluşumu. Oluklama. Kanallaşma. Kanallama.

Canalizing : Kanal haline getirmek. Yönlendirmek. Kanalize etmek.

Channel : Yöneltmek. Oluk. Bağlantı. Alıcı oluğu. Yönlendirmek. Hat. Dağıtımı yapılan bir mal ya da değerin izlediği olağan yol ya da yön.

Channels synonyms : channelise, canalise, channelizing, channelized, canalize, transmission, channelled, canals.