Chime türkçesi Chime nedir

  • Ahenkle çalmak.
  • Saat çalmak.
  • Ahenkli bir sesle çalmak (saat veya zil veya çan).
  • Çan çalmak.
  • Uymak.
  • Vurmak (saat başlarını).
  • Çalmak (çan).
  • Çalmak.
  • Ahenk.

Chime ile ilgili cümleler

English: I have to -- oh God oh great -- remember such a string of numbers, great famous Archimedes, help the suffering, give him the power, let him recite by heart those famous, and yet for us irritating, ah, numbers of Ludolph!
Turkish: Aman Allah'ım aman, böyle büyük bir basamak dizisi hatırlarım, çok ünlü Arşimet'in altında devam etti. Sıkıntı yarattı, kendisine güç verdi, görkemli bir müddette ezberlememiz feragata zorladı, ama bize bayağı sıkıcıydı. Aman Pi!

English: Archimedes was a great mathematician.
Turkish: Arşimet büyük bir matematikçiydi.

English: I love the sound of wind chimes.
Turkish: Rüzgar çanlarının sesini seviyorum.

English: I only heard three chimes.
Turkish: Ben sadece üç melodi duydum.

English: Ali hates the sound of wind chimes.
Turkish: Ali rüzgar çanlarının sesinden nefret ediyor.

Chime ingilizcede ne demek, Chime nerede nasıl kullanılır?

Chime in : Lafa girmek. Salça olmak. Sözü kesmek. Lafa karışmak. Lafı kesmek. Kaş yapayım derken göz çıkarmak. Araya girmek. Maydanoz olmak. Burnunu sokmak. Ahenge katılmak.

 

Chime in with : Uygun gitmek. İle ahenk içinde olmak. İle uyumlu olmak. Uymak. Uyum içinde olmak. Uyuşmak. Uygun düşmek.

Chimed : Çan çalmak. Çalmak. Saat çalmak. Çalmak (çan). Ahenkle çalmak. Ahenkli bir sesle çalmak (saat veya zil veya çan). Vurmak (saat başlarını). Uymak. Ahenk.

Chimer : Çınlama sesi çıkaran şey.

Chimera : Kimera. Tüm başlılar sınıfından hayvan. Kabus. Gerçekleşmesi imkansız düşünce. Ateş püskürten canavar. Vehim. Bedeni keçi ve kuyruğu yılandan ateş soluyan dişi mitolojik canavar. Canavar. Başı aslan.

Archimedean : Arşimet ile ilgili. Arşimet'e ait. Arşimet'e ait veya onun tarafından geliştirilen (yunan matematikçi).

Chimerical : İmkansız. Boş. Gerçek olmayan. Asılsız. Anlamsız. Hayali. Saçma.

Chimers : Çınlama sesi çıkaran şey.

Wind chimes : Rüzgar çanları.

Chimeras : Hayal ürünü korkunç yaratık. Gerçekleşmesi imkansız düşünce. Başı aslan. Ateş püskürten canavar. Kimera. Kuruntu. Tüm başlılar sınıfından hayvan. Şimer. Ejderha. Canavar.

İngilizce Chime Türkçe anlamı, Chime eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chime ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accommodate oneself : Uyum sağlamak. Kendini çevreye uydurmak. Koşullara uymak. Alışmak. Boyun eğmek. Ortama uymak.

Abide : İkamet etmek. Beklemek. Çıdamak. Sadık kalmak. Yaşamak. Tahammül etmek. Sadık kalmak (vaade veya karara). Olmak. Bir yerde kalmak.

Sound : Bilgisayar, fizik, gramer, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Ciğerlerden gelen havanın ses yolunun herhangi bir noktasındaki boğumlanması ile oluşan ve yayılarak kulakta, bir ünlü olarak veya bir ünlü ile birlikte algılanan titreşim: a, m, n, y, s. Muayene etmek. Bozulmamış. İşitme duyusunu, uyaran dalga; bu tür dalgaların beynin işitme özeğini etkilemesi. Öttürmek. Genel anlamı içinde, insan sesi olmayan herhangi bir ses. bir nesnenin titreşimlerinin havada dalgalar halinde işitme duyumuza etki yapmasıyla ortaya çıkan ses. Sert. Yerinde. Söylemek.

 

Cabbage : Lahana. Uyuşuk kimse. Beyaz lahana. Aşırmak. Başlahana. Ruh. Turpgiller (cruciferae) familyasından, ülkemizde bazı türlerinin kültürü yapılan, yaprakları sebze olarak kullanılan otsu bitkiler. başlı lahana (brassica oleracea var. oleracea), kara lahana (b.oleracea var. acephala), brüksel lahanası (b.oleraceae var. gemmifera), karnabahar (b.oleracea var. botrytis), alabaş (brassica oleracea var. gongylodes) en çok kültürü yapılan çeşitleridir. Lahana beyaz.

Tolled : Ağır ağır çalmak (çan). Çınlama. Mürüriye. Yer parası. Köprü geçiş parası. (çan) çalmak. Gong çalmak. Ağır ağır çalmak (çanı).

Peals : Çan sesleri. Çan sesi. Çanların birlikte çalması. Çalınmak (çan). Birkaç çanın birlikte çalınması. Birkaç çanın ardarda çalınması. Gürültü. Çanları çalmak. Çalmak (çanlar).

Abstracts : Özet çıkarmak. Ayırmak. Damıtmak (biyoloji terimi). Soyutlamak. Aşırmak. Bildiri özetleri. Özetlemek.

Concert : Anlaşmak. Dinleti. Bir araya gelerek karar almak. Kararlaştırmak. Elbirliği. Planlamak. Birlik. Konser. Anlaşma.

Concordance : Sözbağlamı. Anlaşma. Uyuşma. Uyum. Konkordans. Dizin. Bağlamlı dizin. Bilişimsel dilbilimde, bir yapıtta ya da bir yazarın tüm yapıtlarında geçen sözcüklerin abece sırasında ve bağlamlarıyla birlikte, geçtikleri yeri de gösterir biçimde düzenlenmiş listesi, bk. bağlam içinde anahtar-sözcük dizini. Benzer yaklaşımlar içeren tutum ya da görüş birliği.

Bag : Germek. İç etmek. Avlamak. Aşırmak. Kapmak (sandalye). Çanta. Çuvala koymak. Yakalamak. Torbalanmak.

Chime synonyms : percussive instrument, concordances, percussion instrument, toll, adapt oneself, handbell, pealing, pealed, cadences, go, abidden, concerts, accede, carillon, accorded, appropriate, accedes, acceding, abstract, abideth, concerting, acceded, chimed, bell, adopts, abide by, gong, accord, cabbages, cadence, accordancy, accroach, coherence.

Chime ingilizce tanımı, definition of Chime

Chime kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Chine]. To play a tune, as upon a set of bells. To move or strike in harmony. The harmonious sound of bells, or of musical instruments. To sound in harmonious accord, as bells. To cause to sound in harmony.