Tolled türkçesi Tolled nedir

  • Çalmak.
  • Çınlama.
  • Çan çalmak.
  • Ağır ağır çalmak (çanı).
  • (çan) çalmak.
  • Mürüriye.
  • Yol parası.
  • Ağır ağır çalmak (çan).
  • Gong çalmak.
  • Köprü geçiş parası.
  • Yer parası.

Tolled ingilizcede ne demek, Tolled nerede nasıl kullanılır?

Extolled : Methetmek. Övülmüş. Yüceltilmiş. Övmek.

Toller : Ücret veya ödeme toplayıcı. Çan. Çan çalan kimse. Geçiş parası tahsildarı. Geçiş gişe görevlisi. Zangoç.

Tollers : Geçiş parası tahsildarı. Ücret veya ödeme toplayıcı. Geçiş gişe görevlisi. Çan çalan kimse. Zangoç. Çan.

Extoller : Yücelten. Öven. Diğerini öven metheden kimse. Son derece övgüler düzen veya komplimanlar yapan kimse.

Extollers : Diğerini öven metheden kimse. Son derece övgüler düzen veya komplimanlar yapan kimse. Öven. Yücelten.

Toll bar : Paralı geçiş yeri. Turnike. Ücretli geçiş gişeleri. (karayolu) bilet gişesi. Ücretli geçiş gişesi.

Toll free : Ücretsiz. Bedava.

Toll booth : (karayolu) bilet gişesi. Verginli geçiş gişesi. Yol ücretlerinin alındığı gişe. Gişe (karayolu). Ücretli geçiş gişesi. Ücretli geçiş gişeleri.

Toll free call : Ücretsiz arama.

Toll collector : Vergi tahsildarı.

İngilizce Tolled Türkçe anlamı, Tolled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tolled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Clink : Tınlatmak. Şıkırdatmak. Şangırdamak. Tınlamak. Tıkırdamak. Şıkırdamak. Çınlamak. Şıngırdatmak. Şıngırdamak. Tokuşturmak.

Tolls : Çan sesi. Pay. Saatin çalması. Geçiş parası (köprü vs.). Değirmen hakkı. Telefon ücreti.

Fares : Yolculuk ücreti. Yol paraları. Yolcu. Bilet ücreti. Yiyecek. Gıda.

Tolling : Zamanaşımının kesilmesi.

Clangor : Şıkırdamak. Madeni ses çıkarmak. Şıkırdatmak. Madeni ses. Gürültü. Tınlama. Şakırtı.

Clank : Şakırtı. Şıkırdatmak. Tangırdamak. Şıkırdamak. Şakırdatmak. Madeni ses. Şıkırtı. Zangırdamak. Şıngırdamak.

Clangored : Şakırtı. Şıkırdatmak. Madeni ses. Gürültü. Şıkırdamak. Tınlama. Madeni ses çıkarmak.

Border on : Bitişik olmak. Sınır komşusu olmak. Eğiliminde olmak. Ramak kalmak. Kaçmak.

Fare : Başından geçmek. Gıda. Üstesinden gelmek. Yiyecek. Başarmak. Yola çıkmak. Navlun. Bilet ücreti. Gitmek (iş için).

Cabbages : Kelem. Aşırmak. Lahana beyaz. Yürütmek. Beyaz lahana. Başlahana. Lahana.

Tolled synonyms : ragweed pollen, pollinium, carfares, clangour, toll, pealing, adopt, clangours, pealed, full, clanks, bells, peal, passage money, accroach, clangors, blow, travel allowance, spore, abstract, chime, travelling money, appropriate, cabbaging, chiming, clanging, chimed, clangoring, clang, clangoured, adopts, abstracts, clanked.

Tolled zıt anlamlı kelimeler, Tolled kelime anlamı

Empty : İçini çıkarmak. Saçma. Dökmek. Akıtmak. Boşaltmak. Anlamsız. Dökülmek. İçeriksiz. Boş. Tahliye etmek.

Dirtiness : Aşağılıklık. Pislik. Pasak. Kirlilik. Adilik.

Tidy : Çöp sepeti. Temizlemek. Çekidüzen vermek. Tertip. Epey. Çok. Derleyip toplamak. Tertipli. Temiz. Toparlamak.

Tolled antonyms : clean.