Citations türkçesi Citations nedir

Citations ile ilgili cümleler

English: Tom's criminal record consists of only two drunken driving citations.
Turkish: Tom'un sabıka kaydı sadece iki sarhoş sürücü celbinden oluşuyor.

English: I found out that Tom now has three citations for drunken driving.
Turkish: Tom'un sarhoş araba sürmekten üç celbi olduğunu öğrendim.

Citations ingilizcede ne demek, Citations nerede nasıl kullanılır?

Capacitations : Kapasitasyon. Yetkilendirme süreci. Yatacak yer sağlama. Bir sperm hücresinin yumurtayı dölleyebilecek kapasitede olması süreci (biyoloji terimi). Uyum.

Excitations : Heyecanlandırma. Uyarı. Tahrik. Uyarma. Çıkış. Eksitasyon. İkaz etme. İkaz. Uyarım.

Felicitations : Tebrik. Kutlama.

Incitations : Tahrik. Kışkırtma. İnsitasyon. Teşvik etme. Ayartma.

Recitations : Ezberden okuma. Ezberlenen parça. Nakletme. Anlatma. Ezber parçaları.

Long citation : Uzun atıf. Uzun alıntı.

Capacitation : Spermatozoonların akrozomlarına yapışarak onları dölleme yeteneğinden yoksun bırakan yüksek moleküllü seminal plazma ögelerinin, özellikle döl yatağı ve yumurta kanalında bulunan sıvıların tarafından temizlenmesi sonucunda tekrar dölleme yeteneği kazanması olayı. kenelerde erişkin spermlerin oluşumunu sağlayan son spermiogenezis evresi. Yetkilendirme süreci. Uyum. Yatacak yer sağlama. Bir sperm hücresinin yumurtayı dölleyebilecek kapasitede olması süreci (biyoloji terimi). Kapasitasyon.

 

Mark citation : Alıntı imle. Atıf imle. Alıntı işaretle.

Short citation : Kısa atıf. Kısa alıntı.

Solicitations : Israrla isteme. Davetkar konuşma. Kışkırtma. Talep. Rica. İstem. Ricalar. Taciz etme.

İngilizce Citations Türkçe anlamı, Citations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Citations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Quote : Fiyatlandırmak. Söylediklerini tekrarlamak. İktibas. Piyasa fiyatını bildirmek. Fiyat vermek. Tekrar etmek. Alıntılamak. Alıntı vermek. Anmak. Adlandırmak.

Cali : Kaliforniya. Oyuncunun sahneye çağrılması. oyuncuların topluca çalışmaya çağrılması, bir tiyatronun çağrılması. Sermaye talebi.

Garnishment : Mahkeme ilamı. Ödeme emri. Maaş haczi. İhbarname. Haciz. Süsleme. Mahkeme emri. Ücret haczi. Süs.

Excerpts : Özel baskı. Pasajlar. Seçme parça.

Cited : Alıntı olarak alınmış. Referans gösterilen. Alıntı yapılmış.

Honour : Kabul etmek (çek). Şeref. Onurlandırmak. Toplumun saygıya değer saydığı şeyleri korumayı, beslemeyi ve geliştirmeyi gerektiren, doğru ve aktöreli olmayı zorunlu kılan tarihsel nitelikli bir aktöre ulamı. Onur nişanı vermek. Saymak. Onur vermek. Şeref vermek. İtibar etmek.

Convocations : Toplantı. Davet. Toplantıya çağrı. Meclis. Mahkeme daveti.

Summonsing : Celpname. Davetiye. Davet. Teslim ol çağrısı. Çağırtma. Mahkemeye celp etmek. Mahkeme celbi.

 

Take : Çevirmek. Alınan taş. Çevirim eylemi. Reaksiyon. Etkili olmak. Kavramak. Yazmak. Hasat. Tutma. Tutulan balık miktarı.

Summons : Davet. Mahkeme celbi. Çağırtma. Celpname. Davetiye. Teslim ol çağrısı.

Citations synonyms : commendation, papers on appeal, award, honor, laurels, invitations, excerption, adaptations, quotations, adaptation, citation, accolade, invitation, convocation, quoted passage, calls, takes, borrowing, calling, pager, extracted, quotation, callings, appeal, excerpt, subpoena, call, garnishments.