Clamp up türkçesi Clamp up nedir

Clamp up ingilizcede ne demek, Clamp up nerede nasıl kullanılır?

Clamp : Yığın. Klemp. Menetmek. Mengeneyle sıkıştırmak. Ambar (yeraltı). Sıkıştırmak. Kenetlemek. Germek. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Mengene ile sıkıştırmak.

Clamp bolt : Sıkıştırma eksantriği. Kaskı civatası. Kelepçe cıvatası. Kelepçe civatası. Sıkıştırma vidası.

Clamp down : Göz açtırmamak. (yolsuzlukların) üzerine gitmek. Daha duyarlı davranmak. Üzerine gitmek. Sıkıştırmak. Aman vermemek.

Clamp down on : Otoritesini kurmak. Daha sıkı olmak. Bir tür faaliyete sınırlamalar koymak (genellikle yasaklanmış bir faaliyet). Sınır koymak. Yasakları uygulamaya koymak. Menetmek. Ciddi tedbirler almak. Aman vermemek. Fiziksel olarak baskı yapmak. İşe el koymak.

Clamp hanger : Kelepçeli boru askısı. Kelepçe biçiminde boru askısı.

İngilizce Clamp up Türkçe anlamı, Clamp up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clamp up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Book up : Rezerve etmek. Ayırmak.

Binds : Donmak (beton). Tutturmak. Engel olmak. Usandırmak. Sargılamak. Ciltlemek. Bağlamak. Sarmak.

Affects : Sarsmak. Etkilemek. Sevmek. Bozmak. Etki etmek. Üzmek. Yaşamak ( de). Dokunmak. Numarası yapmak. Hoşlanmak.

 

Bespeaking : Konuşmak. Bir şeye delalet etmek. Ayırtmak. İstemek. Rica etmek. Göstergesi olmak. Sipariş vermek. Hitap etmek. Ismarlamak.

Bespoken : Rica etmek. Ismarlamak. Bir şeye delalet etmek. Sipariş vermek. İstemek. Ayırtmak. Göstergesi olmak. Hitap etmek. Konuşmak.

Book : Yazılmış ya da basılmış yaprakların bir araya getirilmesinden oluşan, 49 sayfadan az olmayan ve bir konuyu belirli bir düzen içinde sunan yapıt. (yer) ayırtmak. Deftere geçirmek. Opera metni. Yer tutmak. Senaryo. Liste. Peylemek. Deftere işlemek. Defter.

Bind : Usandırmak. Raptetmek. Biraraya getirmek. Yan çapraz. Yapıştırmak. Zorunlu bırakmak. Sarmak (çimento) tutmak. Engel olmak. Fazla sıkmak. Birleştirmek.

Amount to : Etmek. Kadar etmek. Baliğ olmak. Olmak. Gelmek. Demeye gelmek. Toplamı belirli bir miktar olmak. Tutarında olmak. Anlamına gelmek. Eşit olmak.

Capture : Zoralım. Bir nükleer ya da atomik sistemin ek bir parçacık elde ettiği süreç. Yakalamak. Birbirine komşu iki akarsudan birinin, ötekinin yatağını kendisine çevirmesi olayı. Özelliğini yitirmeden korumak. Zaptetmek. Yansıtmak. Çekim alanına almak. Özdeciksel ya da çekirdeksel bir yapının ılıncık gibi bir parçacıkla etkileşerek onu yakalaması.

Approve of : Onaylamak. Beğenmek.

Clamp up synonyms : aggregate, bespeaks, add up to, affect, bespeak, abide by.