Clearings türkçesi Clearings nedir

  • Açıklık alan.
  • Takasa tabi ticari senetler.
  • Takas.
  • Kliring.

Clearings ingilizcede ne demek, Clearings nerede nasıl kullanılır?

Clearing account : Tranzituar hesap. Merkez bankası nezdinde tutulan ve her bankanın takas ile ilgili işlemlerinin izlendiği hesap. işletmelerin geçici bir süre için başka bir hesaba aktaracakları gelir ve giderleri için açtıkları hesap. Muvakkat hesap. Takas hesabı. Geçici ve ara hesap. Geçici hesap. Kliring hesabı.

Clearing accounts : Kliring hesapları. Geçici ve aracı sayışımlar. Sonuç olarak gerçek sayışımında yeralmak üzere önceden geçici bir bölümde toplanan ve bir süre bu bölümde bekletilen sayışımlar.

Clearing agreement : Mal değişimi anlaşması. Kliring anlaşması. İki ülke arasında gerçekleşen borçlu ve alacaklı durumların hangi koşul ve kurallara göre karşılığında neler verilerek ödeneceğinin karşılıklı olarak bir anlaşmaya bağlanılması.

Clearing bank : Takasbank. Takas odasına üye banka. Takas odası üyesi banka. Ciro bankası. Borsada işlem gören senetlerin saklanması ve senetlerin fiziki dolaşımı olmaksızın işlemlerin düzgün olarak işlemesi amacıyla oluşturulan kurum. Takas bankası.

Clearing bath : Durulama banyosu. İşlemede, bir önceki işlemin kalıntılarını temizlemek için yapılan banyo. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Clearing off : Ortadan kaldırmak. Yok etmek. Ortadan kaybolmak. Bitirmek. Çekip gitmek. Defolmak.

Clearing house : Opsiyon veya gelecek sözleşmeleri piyasalarında alıcı ve satıcıları karşılaştırmakla görevli ve işlemcilerin sorumluluklarını yerine getirmeyi garantileyen işletme. Finansal kurumlar ile borsalar arasında para kullanmadan ödeme sisteminin gelişmesi için takas işlemlerinin yapıldığı yer. Takas odası. Takas kurumu. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Takas dairesi. Sayışım odası. Takas merkezi. Bankalar arası ödeşmeli sayışım işlemlerini yapan örgüt. Kliring dairesi.

Clearing in exchange market : Borsa oyuncularının takasa olan borçları ile takastan olan alacaklarının hesaben ödenmesi ve taşınır değer borçları ile alacaklarının hesaben teslimi. Kaydi takas.

Clearing dollars : Kliring dolarları. Kliringıi ticarette hesap birimi olarak kullanılan abd doları.

Clearing house interbank payment system : New york finans piyasasında bankalararasında bağlantı kuran, işlemleri yürüten ve hesapları denkleştiren takas sistemi. krş. bankalararası para piyasası. Merkezi new york'ta bulunan gelişmiş bir bilgisayarlı denkleştirme sistemi. Chıps.

İngilizce Clearings Türkçe anlamı, Clearings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clearings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Improvement : Değerlendirme. Kalkındırma. Sağlıklılaștırma. İyileşme. Gelişim. Artma. Islah etme. Yenilik. Sağlıklaştırma. Islah.

Sweeping : Süpüren. Ezici. Tarama. Radikal. Geniş bir alanı kapsayan. Sert esen. Yeterince fark gözetmeyen. Coşkulu. Çok kapsamlı. Geniş içerikli.

 

Clearing : Dokuların alkolünün giderilmesi için ksilol ve metil benzoat gibi maddeler kullanılarak parlatılması. sofralık pirinç üretiminde tanelere mekanik bir işlem ve genellikle sürtünme yoluyla düz ve pürüzsüz yüzey meydana getirme işlemi. bu şekilde hayvan beslemede kullanılan pirinç kepeği üretilir. Sayışma. (orman) açık alan. Alan. Dış tecimde iki ülke arasında yapılan alışverişin karşılıklı olarak malla ve değişim yoluyla ödenmesi. bankaların elinde bulundurdukları çek, ödek ve benzeri tecimsel belgit ve belgeleri takas odaları ya da merkez bankasında belirli zamanlarda mahsup ettirmeleri. Temizleme işi. Açığa çıkarma. İkili ticaret anlaşması çerçevesinde ülkeler arasında dışalım ve dışsatımdan doğan alacak ve borçların döviz kullanılmadan karşılıklı olarak denkleştirilmesine dayalı dış ticaret biçimi. Ödenekliklerde, kimi bölümlerde yeterli olmayan ödeneklere durumu yeterlinin üstünde bulunan öbür bölümlerden ekleme ya da düşülme yapılmak yoluyla gerçekleştirilen ödenek aktarması. bir paranın bulunduğu sayışımdan bir başkasına geçirilmesi için yapılan işlem.

Interchange : İki ya da daha çok yolun kesiştiği ve taşıt gidiş gelişinin değişimine olanak verecek biçimde dolaşım gereçleriyle düzenlenmiş kent kesimi. bk. düzeydeş geçit. Araçların giriş ya da dönüş yapabildiği ve bir hız yoluyla diğer bir yolun kesiştiği kavşak. Takas etmek. Değiştokuş etmek. Değiştirmek. Değişme. Değiştirme. Kavşak.

Sterilisation : Mikroplardan arındırma. Verimsizleştirme. Sterilize etme. Mikropsuzlaştırma. Kısırlaştırma. Arınıklaştırım. Mikroorganizma kapsayan bir maddenin, bir başka yere bulaşma taşımayacak duruma getirilmesi; üreme yeteneğinden yoksun olması. Sterilizasyon.

Glade : Ormanda ağaçsız alan.

Purification : Tasfiye. Saflaştırma. Arıtma. Temizleme ya da arıtma. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir karışımdaki protein ve nükleik asit gibi büyük organik moleküllerin bireysel düzeyde elde edilmesi işlemi, pürifikasyon. Bir kimyasal özdeği yabancı özdeciklerden ayırma içlemi. Arınma. Herhangi bir özdeği, birlikte bulunduğu başka özdeklerden (katışkılardan) ayırma işlemi. Arıtım.

Depilation : Kıl giderici şey. Epilasyon. Tüyleri dökme. Depilasyon. Kıl alma. Kılları temizleme. Tüy alma. Tüyleri giderme. Depilaj.

Washup : Yıkayıp temizleme.

Spring cleaning : Bahar temizliği.

Clearings synonyms : piece of land, sanitisation, cleanup, piece of ground, epilation, cleansing, dry cleaning, cambiums, dickered, cambium, housecleaning, clearing trade, sanitation, scrub, disinfestation, bathing, sterilization, purge, dickers, exchange of goods, barter, scouring, parcel, tract, interchanges, dicker, scrubbing, sanitization, bilateral trade, clearance, purging, interchanged, barters.