Clunker türkçesi Clunker nedir

  • Hurda araba.
  • Külüstür araba.

Clunker ile ilgili cümleler

English: This car is a clunker.
Turkish: Bu araba bir hurda.

English: There was an old clunker parked just behind my new sports car.
Turkish: Tam benim yeni spor arabamın arkasında park edilmiş eski bir külüstür vardı.

Clunker ingilizcede ne demek, Clunker nerede nasıl kullanılır?

Clunkers : Hurda araba. Külüstür araba.

Clunked : Yumrukla vurmak. Güm güm ses çıkarmak.

Clunk : Sert bir nesnenin yere vururken çıkardığına benzer ses. Güm güm. Yumruk sesi.

Clunking : Yumrukla vurmak. Güm güm ses çıkarmak. Atın ayaklarını sert zemine vurduğunda çıkan ses.

Clunks : Güm güm. Sert bir nesnenin yere vururken çıkardığına benzer ses. Yumruk sesi.

Clunky : Sakar. Ağır. Aksi. Elverişsiz. Hantal. Kullanışsız. Külfetli.

Clun forest sheep : Klun orman koyunu. İngiltere’de bulunan kısa yapağı formuna sahip, yapağı rengi beyaz ancak yüz, bacak ve kulaklar siyah veya kahverengi, kulaklar kısa ve orta uzunlukta, başın üst kısmına yerleşik olarak bulunan, yüz ve bacaklarda yapağısı bulunmayan koyun ırkı, klun koyunu.

Anticluner gain control : Otomatik parazit giderici.

Clung : Yapışmak. Sarılmak. Tırmanmak. Bağlanmak. Tutunmak. Sadık kalmak.

Nervi clunium caudales : Nervi klunium kaudales. Kalça arka sinirleri.

 

İngilizce Clunker Türkçe anlamı, Clunker eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clunker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Jalopy : Külüstür uçak. Eskimiş otomobil. Düldül. Taka.

Bunch up : Birbirine kenetlenmek.

Crock : Hurda. Yaşlı at. Çanak. İşi bitmiş adam. Moruk. Düldül. Toprak kap. Külüstür araç. Çömlek.

Meet : Değmek. Tatmin etmek. Yerine getirmek. Dokunmak. Toplanmak. Görüşme yapmak. Ödemek. Tanışmak. Karşılamak. Bulmak.

Constellate : Birlikte demet haline gruplamak. Yıldızlarla süslemek. Burç şeklini almak. Takımyıldızlarına benzeyen bir şekilde düzenlemek veya süslemek.

Bangers : Sosis.

Flivver : Külüstür otomobil. Külüstür uçak. Fiyasko. Başarısızlık. Ford'un 1908 ile 1927 yılları arasında ürettiği t model otomobil.

Tin lizzie : Ford'un 1908 ile 1927 yılları arasında ürettiği t model otomobil.

Clump : Küme. Yığmak. Ağır adımlarla yürümek. Grup. Ayak sesi. Ağır ağır atılan adımların sesi. Yığın. Yumruklamak. İndirmek. Tok ses.

Clunker synonyms : huddle together, swad, clunkers, jaloppy, crated, flock, banger, boneshaker, bunch together, writeoffs, gather, forgather, tussock, crating, junker, agglomeration, oil burner, huddle, jalopies, crate, tuft, clustering, knot, flivvers, assemble, foregather, crates, bunch, writeoff.

Clunker zıt anlamlı kelimeler, Clunker kelime anlamı

Positive : Artı. Pozitif görüntü. Pozitif görüntü elde etmekte kullanılan boş film. bu yolda basım aygıtında kullanılmış ancak henüz işlemelikte işlenmemiş dolu film. işlemelikte işlenerek pozitif görüntüleri belirmiş film. pozitif görüntü. (genellikle) doğadakinin aynı renk tonunda görüntü veren duyarkatları ve bu görüntüleri anlatır. Bir imleme anlaşmasında eksi doğrultunun tersine yönelmiş sayılan doğrultu, yalnız iki eşlemi bulunan nesnelerden birine verilen im: artı yük gibi. sayıların sıfırdan büyük olanlarına verilen im. iki sayıma, iki niceliğin toplama işlemini belirleyen im. Kati şey. Pozitif görüntü (film). Kesin şey. Bilgisayar, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Vazıh. Kuşkusuz.

 

Neutral : Biyoloji, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. Yayma özellikleri gelen ışığın dalga boyuna bağlı olmayan yayıcı. Seçmez yayıcı. Tarafsız kimse. Üçlü, dörtlü elektrik kablolarındaki toprak teli. Herhangi bir konuda anlaşamayan iki karşıt düşünürler arasında hiç bir yana katılmayarak yönsüz kalma. Arı durumda ya da çözeltisinde asit ya da baz özelliği göstermeyen ve ph değeri 7 olan (özdek). üzerindeki artı ya da eksi elektrik yükleri denkleşmiş olan (özdek). Artı ve eksi yükü olmayan, yansız. Tarafsız ülke. Yansız.