Coffee türkçesi Coffee nedir

Coffee ile ilgili cümleler

English: A cup of coffee cleared my head.
Turkish: Bir fincan kahve kafamı aydınlattı.

English: "Tom drank three cups of coffee after dinner." "No wonder he couldn't sleep."
Turkish: "Tom akşam yemeğinden sonra üç fincan kahve içti." "Uyuyamamasına şaşmamalı."

English: A cup of coffee cleared up my headache.
Turkish: Bir fincan kahve, baş ağrımı ortadan kaldırdı.

English: A cup of coffee costs one crown.
Turkish: Bir fincan kahve bir kron.

English: A cup of coffee cost 200 yen in those days.
Turkish: Bir fincan kahve, o günlerde 200 yene mal oldu.

Coffee ingilizcede ne demek, Coffee nerede nasıl kullanılır?

Coffee bar : Kahve ve içecek satış büfesi. Kafeterya. Kafe.

Coffee bean : Çekirdek kahve. Kahve. Kahve çekirdeği.

Coffee beans : Çekirdek kahve. Kahve çekirdeği.

Coffee berry : Kahve çekirdeği.

Coffee break : Çay-kahve molası. Kahve arası. Kahve molası.

Coffee grinders : Kahve değirmeni. El değirmeni.

Coffee can : Kahve kavanozu. Kahve kutusu.

Coffee cup : Özellikle kahve için yapılmış küçük çanak şeklinde kap. Alafranga kahve fincanı. Kahve fincanı.

Coffee colored : Kahve rengi. Sütlü kahve renginde. Orta dereceli kahverengi renk.

Coffee grinder : Kahve değirmeni. El değirmeni.

 

İngilizce Coffee Türkçe anlamı, Coffee eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Coffee ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Caffein : Uyandırıcı. Uyarıcı. Kafein. Kahve ve çay bitkilerinde bulunan sebze alkaloidi.

Espresso : İtalyan usulü kahve. İtalyan kahvesi. Ekspreso kahve. Ekspreso. Espresso kahve.

Muds : Balçık. Plastik astar gereci. Batak toprak. Kötü söz veya iftira. Çamur. Çepel.

Instant coffee : Çabuk kahve. Neskafe (marka). Sıcak suyla yapılan kahve. Hazır kahve. Amerikan kahvesi. Neskafe. Çözünebilir kahve.

Cafe au lait : Açık kahverengi renk. Eşit miktarlarda kahve ve sıcak süt. Sütlü kahve.

Brownness : Kahverengi olma kalitesi. Esmerlik. Kahverengi olma durumu.

Umber : Ombra. Ombra boyası. (boya) ombra. Kırmızı kahverengi aşı boyası. Ombra (boyası). Koyu kahverengi.

Potable : İçilir. İçecek. Potabl. Meşrubat. İçilebilir.

Brown : Kızartmak. Kararmak. Esmerleşmek. Kızarmak. Karartmak. Usanmak. Esmerleştirmek. Karamak. Kahverengileşmek.

Irish coffee : İrlanda kahvesi. Üstüne kremşantiyi konulan viskili ve şekerli kahve.

Coffee synonyms : burnt umber, cafe royale, cafe noir, coffee substitute, coffee cappuccino, coffee royal, mocha coffee, cappuccino coffee, continental breakfast, drip coffee, brindles, coffeehouse, cappuccino, deep brown, beverage, ice coffee, cafe, mud, coffee shop, coffees, coffee house, caffeine, decaffeinated coffee, brownest, brindle, java, drinkable, demitasse, mochas, coffee bean, turkish coffee, drink, decaf.

Coffee ingilizce tanımı, definition of Coffee

Coffee kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The "beans" or "berries" (pyrenes) obtained from the drupes of a small evergreen tree of the genus Coffea, growing in Abyssinia, Arabia, Persia, and other warm regions of Asia and Africa, and also in tropical America.