Comatula türkçesi Comatula nedir
- Komatula.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Denizlaleleri (crinoidea) sınıfından, genç evrede saplı, ergin halde serbest hareketli türleri olan bir derisi dikenli cinsi.
Comatula ingilizcede ne demek, Comatula nerede nasıl kullanılır?
Comate : Arkadaş. Saçlı. Püsküllü. Eş.
Comatose : Koma halinde. Komatoz. Bilinçsiz. Koma durumunda. Komada. Baygın. Yarı baygın.
Glaucomatous : Glokom hastalığı olan (göz hastalığı). Glokomatöz.
Lymphosarcomatosis : Vücutta çok sayıda lenfomun gelişmesi. sığır, kedi, köpek ve tavuklarda türe özgü virüslerce oluşturulur, lenfadenoz, lenfatik lökozis. Lenfosarkomatoz. Lenfosarkomatozis.
Narcomata : İlaçların etkisi ile meydana gelen derin uyku (tıp veya medikal terimi).
Alpha coma : Alfa koma. Elektroenselografik olarak alfa dalga aktivitesinin baskın olduğu koma.
Sarcomatoid : Sarkomatoid. Bir sarkoma benzeyen.
Sarcomatosis : Vücut boyunca sarkoma tümörleri ile karakterize durum (tıp veya medikal terimi). Yaygın ur. Sarkomatoz. Sarkomatozis. Vücudun çeşitli bölgelerinde çok sayıda sarkom oluşmasıyla belirgin durum.
Coma vigil : Uyanık koma. Koma vijil.
Semicomatose : Yarı baygın. Kısmi komada. Semikomatöz.
İngilizce Comatula Türkçe anlamı, Comatula eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Comatula ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aardwolf : Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.
A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
Aardvarks : Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.
A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.
Acacia : Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı. Arap zamkı. Akasya sakızı. Akasya.
Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Aardvark : Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli. Karınca yiyen. Yerdomuzu.
Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.
Comatula synonyms : genus comatula, genus antedon, antedon, a chromosome, abambulacral area, abramis zone, abductor muscle, a cells, abiotic environment.
Comatula ingilizce tanımı, definition of Comatula
Comatula kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A crinoid of the genus Antedon and related genera. When young they are fixed by a stem. When adult they become detached and cling to seaweeds, etc., by their dorsal cirri. Called also feather stars.

Bu kısımda Comatula kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Comatula ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Comatula anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Comatula ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.