Compensative türkçesi Compensative nedir

Compensative ingilizcede ne demek, Compensative nerede nasıl kullanılır?

Compensatively : Tazmin edici bir şekilde. Telafi edici bir şekilde.

Compensating : Dengeleyici. Tazmin edici. Telafi edici. Karşılığını veren. Yapmaya değer. Hakkını veren. Dengeleme.

Compensating battery : Dengeleme bataryası.

Compensating circuit : Dengeleme devresi.

Compensating coil : Dengeleme bobini.

Compensating winding : Dengeleme sargısı.

Compensating repeater : Dengeleyen yineleyici.

Compensating resistance : Tamamlama direnci. Dengeleme direnci.

Compensation depth : Kompenzasyon derinliği. Fotosentez ile üretilen oksijenin, solunum olayı ile tüketilene eşitlendiği su kesimi seviyesi.

Compensating current : Denkleşme akıntısı. İki deniz teknesi ya da bir boğazla birleşen iki deniz arasında görülen, beslenme, iklim ve yoğunluk ayrılıklarından doğan ve çok kez biri yüzeyden, öteki dipten karşılıklı akıntılara verilen ad.

İngilizce Compensative Türkçe anlamı, Compensative eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Compensative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Equalizers : Tabanca. Beraberlik golü. Eşitleyiciler. Ekolayzer.

Make up : Makyaj. Hazırlamak. Boyanmak. Oyuncuların rollerine uygun bir anlamda yüzlerini boyamaları, (bk. yüz boyama.). Düzenlemek. Barışmak. Resmegiderliği sağlamak, belli bir tipi yaratmak ya da yalnızca bazı düzeltmeler yapmak üzere oyuncunun yüzünde ve başka örgenlerinde yapılan boyama ve değiştirmeler. Makyaj yapmak. Kıvırmak. Toparlamak.

 

Equilibrating : Denkleştirici. Balansını sağlamak. Dengelemek.

Redress : Çare. Düzeltmek. Tashih. Doğrultmak. Karşılamak (zarar). Tamir. Tazminat. Tazmin etmek. Onarmak. Islah etmek.

Damages : Tazminat. Zarar ziyan tazminatı. Ziyan bedeli. Fiyat. Zarar bedeli. Zarar ziyan. Zarar. Masraf.

Offset : Ofset baskı. Karşılamak. Dirsek takmak (boru). Karşılığı ile denkleştirmek. Telafi etmek. Ofset basmak. Denkleştirmek. Boruya dirsek koymak. Ofset usulü basmak.

Even out : Denklemek. Eşitlemek. Eşitlenmek.

Equaliser : (elektronik) frekans çarpıklığını veya distorsiyonunu düzelten elektronik cihaz. Eşitleyen kimse. Her tür silah. Dengeleyici makas). Beraberlik golü. (abd ve kanada'da kullanılan argo) ateşli silah. Eşit yapan kimse. Standartlaştıran kimse. Eşit oranda etkisi olan şey.

Equalizer : Tabanca. Dengeleyici makas). Ekolayzer. Eşitleyici. Denkleştirici. Beraberlik golü.

Countervailing : Aynı güçle karşı koyan. Önleyen. Karşılayan. Dengeleme görevi olan. Eşitleyen. Karşısında olan. Karşılama. Denge sağlayan. Aynı kuvvetle karşı koyma.

Compensative synonyms : equilibrize, even off, equilibrise, workmen's compensation, compensator, stabilizer, effector, stabilizers, balancer, balance, counterbalance, compensatory, compensators, overcompensate, indemnification, indemnificatory, balancing, stabiliser, overcompensation, indemnity, correct, compensating, blood money, restitution, even up, restitutory, carry, reparation, cover, reimbursement, amends, balancers, equilibrate.

 

Compensative zıt anlamlı kelimeler, Compensative kelime anlamı

Unbalance : Dengeyi bozmak. Dengesini bozmak. Akli dengesizlik. İşlevini bozmak. Dengesizlik.

Wrong : Günahına girmek. Bozuk. Kemlik. Yanlış yol. Kötülük. Uygunsuz. Haksızlık etmek. Yanlış. Günah. Kötülük etmek.

Compensative ingilizce tanımı, definition of Compensative

Compensative kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Compensation. Affording compensation.