Complementary goods türkçesi Complementary goods nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Birine olan talepteki değişikliğin diğerinde de aynı oranda değişiklik getiren mallar.
  • Tamamlayıcı mallar.
  • Tüketimi birlikte gerçekleşen, çapraz fiyat esnekliği negatif olan mallar. krş. ikame mallar.

Complementary goods ingilizcede ne demek, Complementary goods nerede nasıl kullanılır?

Complementary : Bütünler. Tamamlayıcı. Tümleyen. Tamamlayan. Tümleyici. Birbirini tamamlayıcı. Dna çift ipliğinin ayrılarak her birinden yeniden çift iplikli dna oluşması için tamamlayıcı nükleotitlerin bu ipliklere bağlanması. bir reaksiyonun olabilmesi için enzimle substratın anahtar kilit ilişkisi gibi iki molekülün birbirini bütünlemesi. komplementer. Birbirini tamamlayan. Bütünleyici.

Goods : Doyumsuzluk varsayımının geçerli olduğu, diğer bir deyişle daha çok malın daha azına tercih edildiği mallar. İnsan gereksinimlerini doğrudan veya dolaylı olarak karşılama özelliğine sahip her türlü nesne. geniş anlamda, insan gereksinimlerini doğrudan veya dolaylı olarak karşılayan mal ve hizmetler. bk. eşya. Eşya. İyi mallar. Mamul. Meta. Mal mülk. Gümrük sınırından geçirilen her türlü canlı, cansız nesne ve değer. Gümrük mevzuatı kapsamında anılan her türlü madde. Emtia.

Absolute complementary goods : Mutlak tamamlayıcı mallar. Bir gereksinmenin karşılanmasında aynı anda ve aynı oranda birlikte tüketilen, marjinal ikame oranı sıfır ve sonsuz olmak üzere yalnızca iki değer alan, diğer bir deyişle l biçimindeki kayıtsızlık eğrisinde yer alan mallar.

 

Perfect complementary goods : Bir gereksinmenin karşılanmasında aynı anda ve aynı oranda birlikte tüketilen, marjinal ikame oranı sıfır ve sonsuz olmak üzere yalnızca iki değer alan, diğer bir deyişle l biçimindeki kayıtsızlık eğrisinde yer alan mallar. Mutlak tamamlayıcı mallar.

Complementary angle : Dikler açı. Toplamları 90 derece olan açılar. Tamamlayıcı açı. Tümler açılar. Tümler açı.

Complementary angles : Tümleyen açılar. Dikler açılar. Tümler açılar. Toplamları 90 derece olan açılar.

İngilizce Complementary goods Türkçe anlamı, Complementary goods eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Complementary goods ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

 

Complements : Tamamlamak.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Complementary goods synonyms : abolition of forced labour convention, ability rent, a change in individual demand, a change in supply, a shift in individual demand, abnormal budget receipts, ability to pay approach.