Compressible türkçesi Compressible nedir

  • Sıkışır.
  • Sıkıştırılabilir.
  • Bastırılabilir.
  • Baskılanır.
  • Sıkışabilir.

Compressible ingilizcede ne demek, Compressible nerede nasıl kullanılır?

Compressible encryption : Sıkıştırılabilir şifreleme.

Incompressible : Sıkışmayan. Sert. Sıkışmaz. Sıkıştırılmayan. Direngen. Sıkıştırılamaz. Sıkıştırılamayan.

Incompressible volume : Sıkıştırılmaz hacim.

Incompressibly : Sıkışmaz bir şekilde. Sıkıştırılamaz bir şekilde.

Compressibility : Sıkışabilirlik. Sıkıştırabilirlik. Sıkıştırılabilirlik. Basılabilirlik. Sıkıştırılabilme. Kompresibilite. Sıkışırlık. Sıkıştırılabilme ve yoğunlaştırılabilme. Özdeklerin basınç etkisiyle oylumlarını azaltma niteliği.

Compression agent settings : Sıkıştırma ajanı ayarları. Sıkıştırma aracısı ayarları.

Compressibility curve : Kompresibilite eğrisi. Sıkışırlık eğrisi.

Compressing : Kısaltma. Sıkıştırılıyor. Özet. Sıkıştıran. Sıkıştırma.

Incompressibility : Sıkıştırılamaz olma durumu. Sıkışmazlık. Sıkıştırılamazlık. Sıkışmama durumu.

Compressibility factor : Sıkıştırılabilirlik etmeni. Sıkıştırılabilirlik faktörü. Sıkıştırılabilme çarpanı. Sıkıştırılabilme faktörü. Sıkıştırılabilirlik oranı. Sıkıştırılabilme etkeni. Gerçek gazların, düşünsel, gaz denkleminden sapmalarını belirten düzeltme çarpanı. Oylumun basınçla değişimini ölçen özgül nicelik. Sıkışırlık etkeni. Sıkıştırabilme faktörü.

 

İngilizce Compressible Türkçe anlamı, Compressible eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Compressible ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gearbox : Şanzıman. Dişli kutusu. Vites kutusu. Şanjman. Şanzıman kutusu. Şanzımanın yapısı.

Soft : Sevecen. Rahatsız etmeyen. Budala. Cıvık. Aptal. Sıvı. Deli. Belli belirsiz. Pest. Yumuşak başlı.

Squeezable : Uslu. Sıkılabilir. Sıkımlık. Uysal.

Compressed : Basımlı. Sıkışmış. Basık. Sıkmaçtan geçirilerek sıkılmış ses. Kısa. Basınçlı. Sıkıştırılmış. Özet.

Compressible zıt anlamlı kelimeler, Compressible kelime anlamı

Hard : Anlaşılmaz. Şiddetli. Zahmetli. Katı. Çetin. Sağlam. Sıkı. Ekşimiş. Dayanıklı. Kireçli.

Incompressible : Sert. Sıkıştırılamayan. Sıkıştırılmayan. Sıkışmayan. Direngen. Sıkışmaz. Sıkıştırılamaz.

Compressible ingilizce tanımı, definition of Compressible

Compressible kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Capable of being pressed together or forced into a narrower compass, as an elastic or spongy substance.