Concave function türkçesi Concave function nedir

  • İçbükey fonksiyon.
  • İçbükey işlev.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • İç bükey fonksiyon.
  • Birinci türevi pozitif, ikinci türevi negatif olan ve iktisadi çözümlemelerde eniyilemenin sağlanabilmesinde gerekli koşul olduğu için sıklıkla kullanılan matematiksel bir fonksiyon türü.

Concave function ingilizcede ne demek, Concave function nerede nasıl kullanılır?

Concave : İçbükey yüzey. İçe bombeli. İçbükey. Oyuk. Iraksak. Obruk. Konkav. Çukur. Konkav.

Function : Herhangi bir şeyin gördüğü iş, iş görme yetisi, görev. Görev. İşlevini yerine getirmek. Bir değişkenin değerlerine karşılık atanan sayılar topluluğu. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, fizik, kimya, iktisat, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kimi niceliklerin değişimiyle bağıntılı olarak değişen niceliklere verilen genel ad. Görev yapmak. İşlemek. Amaç. Bir edim, eylem ya da bir ilişkiler dizgesine özgü etkinlik ya da bir değişkende bağıl olarak beliren değişme, bk. bağıllık.

Concave bank : Bir büklümde yığınak kıyının karşısında, akarsuyun hız cizgisince yalanan ve aşınma yeri olan kıyı. bk. yığınak kıyı. Çarpak kıyı.

Concave brick : Çukur tuğla.

Concave downward : Aşağıya içbükey.

Concave grating : Çukur bir yansıtıcı yüzey üzerine çizilmiş koşut çizgilerden oluşan ışık ağı. Çukur ağ. Konkav şebeke. Konkav şebeke.

 

İngilizce Concave function Türkçe anlamı, Concave function eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Concave function ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

 

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Concave function synonyms : a change in individual demand, a type mutual funds, ability to pay approach, a shift in individual demand, ability rent, abolition of forced labour convention.