Concaves türkçesi Concaves nedir

Concaves ingilizcede ne demek, Concaves nerede nasıl kullanılır?

Concave bank : Çarpak kıyı. Bir büklümde yığınak kıyının karşısında, akarsuyun hız cizgisince yalanan ve aşınma yeri olan kıyı. bk. yığınak kıyı.

Concave brick : Çukur tuğla.

Concave downward : Aşağıya içbükey.

Concave function : İç bükey fonksiyon. Birinci türevi pozitif, ikinci türevi negatif olan ve iktisadi çözümlemelerde eniyilemenin sağlanabilmesinde gerekli koşul olduğu için sıklıkla kullanılan matematiksel bir fonksiyon türü. İçbükey fonksiyon. İçbükey işlev.

Concave grating : Konkav şebeke. Çukur ağ. Çukur bir yansıtıcı yüzey üzerine çizilmiş koşut çizgilerden oluşan ışık ağı. Konkav şebeke.

Concave reflector : İçbükey yansıtıcı.

Concave polygon : İçbükey çokgen.

Concave shape : İçbükey şekil.

Concave set : İçbükey küme.

Concave lens : Iraksak mercek. İçe doğru yuvarlatılmış olan mercek. Ortası çevresine göre daha ince olan ve geçirdiği ışın demetini ıraksaklaştıran mercek, anlamdaş ıraksak mercek. Obruk mercek. Kalın kenarlı mercek. Kaim kenarlı mercek. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Koşut ışık demetini yanlara doğru kırarak birbirinden uzaklaştıran, kenarları ortalarından daha kalın mercek çeşidi. İçbükey lens. Çukur mercek.

 

İngilizce Concaves Türkçe anlamı, Concaves eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Concaves ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Saclike : Kese benzeri. Keseye benzeyen. Kese şeklinde. Kese biçiminde. Kese gibi. Kesemsi. Küçük çanta benzeri yapı şeklinde olan.

Cavern : Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kavern. Mağara. Büyük ve derin mağara. Geniş yeraltı açıklığı. İn. Patolojik doku boşluğu. Kayalık yamaçlardaki veya kaya diplerindeki kovuklar. Boşluk.

Concavities : Konkavlık. Çukurluk. İçbükeylik. Konkavlık.

Alcove : Hücre. Yataklık. Kameriye. Hücre gibi ve kapısız ufak oda. Girinti. Cumba. Niş (duvarda bulunan). Küçük bölüm. Kayalar arasında nehir çukuru.

Pothole : Hızlı akan bir çağlayanın,altındaki taş parçalarının bulundukları yerde, burgaç devimiyle bir delici yatağı delerek oluşturduğu derin, dip çeperli oyuk ya da delik. Burgaç deliği. Su veya çakılların açtığı derin çukur. Derin çukur. Kaya çukuru. Yol çukuru. Çukur (yol yüzeyinde arabaların yol açtığı).

Planoconcave : Planokonkav. İçbükey yüzeyli. Düz içbükey.

Acetabular : Fincan şeklinde. Asetabular.

Doline : Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Dolin. Eriyebilen kayaçların bulunduğu yerlerde, kimyasal aşınma ile ya da yeraltı inlerinin çökmesiyle oluşan çanak biçiminde basıklıklar ya da dik kenarlı çukurlar. (tava, koyak, kokurdan, düden, obruç olarak da adlandırılır.). Büyük boyutlu karst yapısı. Düden. Eriyebilen kayaçların, özellikle kireçtaşlarının yaygın olduğu bölgelerde görülen, değişik çap ve derinlikte, çok kez çember biçiminde kapalı çukur.

 

Potholes : Yol çukuru. Su veya çakılların açtığı derin çukur. Burgaç deliği. Derin çukur. (yolda) çukur. Devkazanı. Çukur (yol yüzeyinde arabaların yol açtığı). Kaya çukuru.

Swallow : Kuyruklu kelebek. Yutkunma. Çatal kuyruk. Kır kırlangıcı. Kırlangıç. İnanmak. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, kırlangıçgiller (hirundinidae) familyasından, 18 cm kadar uzunlukta sırtı madensel mavi, gerdanı ve ahu kırmızı kahverengi, kuyruğu çok çatallı, palearktik bölgede evlerin yakınında yaşayan, evlerin iç kısımlarında yuvalanan, beslendiği böcek ve örümcek artıklarını yumak halinde dışarı atan bir kuş türü. iş kırlangıcı, kırlangıç. Dönmek. Boğaz. Kırlangıç kuyruğu.

Concaves synonyms : pouchlike, cuplike, cupulate, group meeting, saucer shaped, boat shaped, pouch shaped, bowl shaped, cupular, urn shaped, dimples, antrum, dished, cleft, cavity, divergent, concavo concave, concavo convex, umbilicate, cotyloid, cotyloidal, alcoves, sinkhole, meeting, caverning, dent, cavitation, dimple, ponor, canaller, katavothre, bursiform, concavus.

Concaves zıt anlamlı kelimeler, Concaves kelime anlamı

Protrusive : Uzantılı. Dışarı çıkan. Dışa çıkık. Protrusif. Pörtlek. Fırlak. Çıkıntılı.

Convex : Kabarık. Dışbükey. Konveks. Tümsek. Yakınsak. Tümsekli. Açıklığı aşağı bakan. Dışa bombeli.